Divan edebiyatı

Bilgibank, Hoşgeldiniz
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Divan edebiyatı, Türklerin, müslümanlığı kabul etmelerinden sonra islam medeniyetini etkisinde ortaya koydukları edebiyat türüdür. İslami edebiyat, yüksek zümre edebiyatı, havas edebiyatı, saray edebiyatı, enderun edebiyatı, klasik edebiyat, eski edebiyat gibi adlarla da anılan bu edebiyat en yaygın kullanımla Divan Edebiyatı adıyla anılmıştır. Bunun nedeni şairlerin manzumelerini topladıkları eserlere Divan denilmesidir. Divan Edebiyatı, saray ve medrese çevresinde aydın topluluğun edebiyatı olarak gelişti. Türklerin İslamiyet’i kabul etmelerinden sonra medrese kültürü ile yetişen şairlerin Farsça’yı edebiyat dili olarak benimsemeleri, aruzun Türk Edebiyatına da girmesini sağladı. Divan şiiri, kurallarını Arap ve Fars edebiyatından alan aruz vezni ile yazıldı. Gazel ve kasidenin Arap, mesnevi ve rubainin Fars edebiyatı kökenli olmasına karşılık daha az kullanılan tuyuğ ve şarkı Türklerin Divan edebiyatına kazandırdığı nazım şekilleri olmuştur. Genellikle aşk temalı şiirler yazılırken, söz sanatına ve mazmunların kullanımına çok önem verildi. 19. yüzıldan sonra Divan edebiyatı gittikçe zayıflamaya başladı. Büyük şair ve yazarların yetişmemesi, yetişen şairlerin kendisinden öncekileri taklit etmesi ve son olarak Namık Kemal başta olmak üzere Divan edebiyatının konusuna yönelen tenkitler bu edebiyatın gözden düşmesine yol açtı. Batı edebiyatının etkisindeki Tanzimat edebiyatı ile birlikte yeni biçimler ve konular kullanılmaya başlandı.[1]

Kaynak

"Bilgibank.tk" adresinden alınmıştır.