Artvin
| Artvin | ||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Harita | ||||||||||||
| Genel Bilgiler | ||||||||||||
| ||||||||||||
| Bu Madde Hazırlanıyor! Gerekli Kaynak Araştırması Yapılıyor.. |
Artvin , Doğu Karadeniz Bölümü'nde Türkiye'nin Gürcistan'la olan sınırında yer alan Artvin ilinin merkezi olan şehirdir. Dağlık bir alanda Çoruh vadisinin sol yamacında meyilli bir arazide kurulmuş olan Artvin kenti, Borçka ya değin olan kesimde Çoruh vadisini izleyen, Borçka’dan sora da Doğu Karadeniz kıyı dağlarnı Cankurtaran Geçidi ile Karadeniz Kıyısındaki Hopa ilçesine bağlanmaktadır. Nüfusunun büyük kısmını Kıpçak Türkleri ve Gürcüler oluşturur.
Tarihçe
Tarih Öncesi Çağlarda Artvin ve Çevresi
1933[1] ve 1955 yıllarında Yusufeli ve Şavşat yörelerinde halkın bulduğu bakır baltaların ‘MÖ 3000-4000’ yıllarına ait olduğu sanılmaktadır.Aynı yörede bulunan tunç baltaların 3000-2000 yıllarına ait oldukları bilinmektedir.
Artvin ve çevresi tarih öncesi devirleri cilalı taş devrinden başlayarak bakır-tunç demir devri olarak sırası ile yaşamıştır. MÖ 10 bin ile 8 bin yıllarından kalma cilalı taş çağına ait insan izleri Artvin’de de bu çağlarda insanların yaşamış olduğu izlenimini vermektedir. Bulunan madeni eşyalar ise tarih öncesi devirlerin sırası ile yaşandığını belgelemektedir.
Artvin’de İlk Devletler ve İstilalar
Artvin’e egemen ilk Kavim Türklerin ataları olarak kabul gören Hurrilerdir. MÖ 2000 tarihinden başlayarak Huriler Artvin ve çevresinde site devletleri kurmuşlardır. Hitit kralı II. Murşit MÖ 1360’ten itibaren 20 yıl sürdüğü seferler ile Artvin’i ele geçirmiştir.
Hurrilerin soyundan gelen Urartular, başkenti Van olan, geliri tarım-hayvancılık-ticarete dayalı doğru Anadolu merkezli bir devlet kurmuşlardır. Kuzey sınırlarını Artvin’e kadar genişlettiler. Ancak doğudan büyük göçlerle gelen İskitlerin baskısına dayanamadılar ve yıkıldılar. Artvin bu kez Kafkasya merkezli İskit devletinin batı sınırında yer aldı.
Eski Yunan tarihçisi Heredot’un İskit diye nitelendirdiği bu devlet çağının öncüsüydü. Tekerleği icat eden, atı evcilleştiren, tarihte ilk beyin ameliyatını gerçekleştiren İskitler, Artvin’i ele geçirerek bu alanı askeri üs olarak kullanmaya başlamışlardır.
İskitler sonrası Arsaklar adı verilen sülale Artvin’e egemen oldu. Şamanist dini öğretiye inanan bu sülale MS 350’li yıllarda Bizans etkisinde kalarak İsevi dini kabul ettiler. Daha sonra da Bizans’ın tahakkümü altına girdiler. 575 yılında İran Kralı I. Darivs Bizans’a saldırınca bundan istifade eden Hazar Türküleri (11) Çoruh boylarına egemen oldular.
Hz.Osman döneminde İslam orduları kumandana Mesleme Oğlu Habib Bizans’ı yenerek Şavşat Ardanuç Artvin’i ele geçirdi. Hazar denizine ilerlemek istese de Musevi yeti kabul eden Hazarlar tarafından durduruldular. Emeviler döneminde Hazarlar ile birleşen Artvin halkı İslam ordularına karşı direndi. 786’da Abbasi Halifesi Harun Reşit Çoruh bölgesini başkenti Bağdat’a bağladı.
(853-1023) Artvin Bagratlar ve Sac adlı Abbasilere bağlı iki beylik kuruldu. Sac emirliği yıkılınca Artvin tekrar Bizans’ın eline geçti. Bu esnada İran Merkezli kurulan Selçuklu Devletinin reisi Tuğrul Bey Anadolu nun keşfi için 1018’de kardeşi Çağrı Bey’i batıya gönderdi. 1040 Dandanakan Savaşında Gaznelileri yenip devlet statüsüne çıkan Selçuklular 1048 Pasinler savaşı ile Artvin sınırına kadar geldiler.
Alparslan 1064’te Gürcistan seferine çıkarak Çoruh boylarını ele geçirir. Alparslan’ın ölümü üzerine Bizans’tan yardım alan Gürcü Kralı Gorgi Artvin’i tekrar ele geçirdi. Fakat 1081’de Melikşah’a yenilince Melikşah’ın desteği ile Çoruh’uda içine alan Erzurum-Bayburt –Kars merkezli Saltukoğlu beyliği kuruldu. Türk nüfusunun Artvin’e yayılması hızlandır.
Büyük Selçuklu Devletinin yıkılışı sonrası Artvin Azerbaycan merkezli İldeniz oğlu Atabeyliğine bağlandı. 1263’te Kubilay Artvin’i ele geçirerek bu yöreyi İlhanlı topraklarına kattı. 1265’te Kıpçak Türkü olan Sark is bu yörede Çıldır Atabeyliğini kurdu.
1458-1463-1466 yılları arasında Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Çoruh boylarına üç sefer düzenlese de Osmanlı hükümdarı II. Mehmed’e Oltukbeli savaşında yenilince zayıflama süresince girerek Safevilerin 1502’de eline geçmiştir.
Osmanlı Serhat Şehri Artvin
Artvin İlinin Osmanlı yönetimine geçtiği evrelere ait belgeler yeterli değildir. Bununla beraber II. Mehmed’in Trabzon Rum Devletini yıkarak Karadeniz bölgesinin sahil kıyısını Artvin İlinin kıyı kesiminden itibaren ele geçirdiği bilinmektedir. Bu esnada Artvin-Yusufeli-Ardanuç-Borçka Çıldır Atabeyliğinin elinde bulunuyordu.
I. Selim Trabzon valisiyken Gürcistan’a yaptığı seferde Batum’un güneybatısında bulunan Güney Kalesini ele geçirmiştir. Bu kalenin adı ile sancak kuran I. Selim sancağa Borçka-Hopa ve Artvin’i bağlamıştır. Çaldıran seferinden 20 yıl sonra Erzurum Beylerbeyi Mehmed Han Yusufeli civarına akınlar yapmıştı. Ardanuç Atabeyi II. Keykavus ayaklanınca I. Selim’in oğlu padişah I.Süleyman ikinci veziri Kara Ahmet Paşayı isyanı bastırmakla görevlendirmiştir. Kara Ahmet Paşanın İkinci seferi ile Pert-Eğekte adlı ilk Livane Sancağı kuruldu. 1549-51 yılları arasında Şavşat-Yusufeli arasındaki Ardanuç bölgesi iki yıl kadar II. Keykavus’un elinde kaldı. 13 Haziran 1551 günü Ardanuç Kalesini de fetheden Erzurum Beylerbeyi İskender Paşa bu bölgeyi de Osmanlı ülkesine kattı. II. Keykavus kaçarak İran’a sığındı.
1627’de Osmanlı topraklarına katılan Acaristan’ın önemli bir merkezi olan Batum şehri ise III. Ahmed dönemi vezirlerinden Hasan Paşa tarafından 1703’te kurulmuştur.
Artvin ve çevresi Çıldır eyaleti ile birlikte yaklaşık 250 yıl Osmanlı Devletinin egemenliğinde kalmıştır. 1828 Osmanlı Rus savaşı ve savaş sonucu imzalanan Edirne Anlaşması ile Ahıska Osmanlı elinden çıkınca Çıldır eyalet teşkilatı bozuldu. Anlaşma gereği Çıldır eyaletinin bir kısmını Osmanlı kaybetti. Buna karşılık Artvin-Borçka-Ardanuç-Şavşat-Yusufeli Osmanlı elinde kaldı.
1854-56 Kırım Savaşında Osmanlı Devleti İngiltere’den aldığı destek ile Batum yakınlarındaki Şevket-İl kalesine saldırdı. Savaş başlayınca 600 kadar Artvin’li gönüllü Kars savunmasında başarılı savaşlar verdiler.
Rusların güneye inme ve dünya imparatorluğu yaratma planı ile 1877-78 (93 Harbi) Osmanlı-Rus savaşı çıktı. Bu savaş Artvin yöresi halkına pahalıya mal oldu. 24 Nisan Rusya Kars-Ardahan-Batum’u işgal ettikten sonra Türk topraklarına doğru ilerlemeye başladı. 2 Mayıs 1877’de 800’den fazla askerimizi şehit ettiler. Ardahan dolayını ele geçiren Ruslara karşı Artvin halkı Ardanuç ve Şavşat’a doğu göç etmeye başladılar.
Şıpka geçidinde hatalı hatlar kuran Süleyman Paşa yüzünden Ruslar bu hatları delerek Doğu Anadolu içlerine kadar ilerlediler. Osmanlı barış teklifinde bulunmak zorunda kaldı.
3 Mart 1878’de Osmanlı ile Rusya arasında 29 maddeden oluşan Ayestefanos barışı imzalandı.19. maddesinde yer alan 245.207.301 altın tazminatını ödemeyen Osmanlı, Kars-Ardahan-Batum topraklarını Rusya’ya tazminat karşılığı vermek zorunda kalmıştır. Bu barış Avrupalı devletlerin çıkarına aykırı düşünce 23 Aralık 1978’de Berlin Barışı imzalandı. Bu barış ile Elvire-i Selase denen Kars-Ardahan-Batum Rusya eline geçti.
8 Şubat 1879’da Osmanlı ile Rusya arasında imzalanan büyük Muhaide anlaşması ile Kars-Ardahan-Batum’da yaşayan Türkler batıya doğru göç etmeye başlamışlardır. Gerçek Fransız Devriminin getirdiği ulusalcılık ilkesi gerekse de Rusların güneye inmek için uyguladığı, politikalar sonucu bir Türklerin yüzyıllar boyu beraber yaşadığı, sadık millet diye adlandırdığı Ermeniler I. Dünya savaşına kadar en kanlı savaşları yaptığımız milletlerden bir olmuştur.
Milli Mücadele Döneminde Artvin
1917 Ekiminde Bolşevikler Rusya’da yönetimini ele geçirerek Ramonov hanedanlığını devirince yeni kurulan Sovyet Rusya I. Dünya savaşından çekilerek 18 Aralık 1917’de Artvin ve Şavşat’tan çekildi. Sovyet Rusya 3 Mart1918’de I. Dünya savaşına katılan devletlerle imzalandığı Bresk-Litovsk Anlaşması hükmünce Kars-Ardahan-Batum’u Osmanlıya bıraktı. 15 Kolordunun başında bulun Kazım Karabekir Erzurum-Erzincan-Erivan bölgesine girdi. 18 Haziran 1918’de Osmanlı Hükümeti Gürcistan Milli hükümeti ile anlaşarak Kars-Ardahan-Batum illerinde hak iddia etmelerini engelledi.
I. Dünya savaşından yenik ayrılan Osmanlı Devleti adına 30 Ekim 1918’de Bahriye Nazırı Rauf ORBAY Mondros Ateşkes Anlaşmasını imzaladı. Bu ateşkesten 1 ay sonra 17 Aralık 1918’de İngiltere Batum’u işgal etti. 1878-1918 arası 40 yıl süren Rus işgali sonrası İngiliz işgali başlıyordu. Mondros’un 5.Maddesi gereği işgale karşı direnen Milislerin elinden silahları alındı. İngiliz generali Ravtenson Kazım Karabekir’e çektiği telgraf ile ordusunu terhis etmesini istese de Karabekir bunu kabul etmedi. 19 Mayıs 1919’da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Türk yurdunun düşman işgalinin kurtuluşu için Samsun’da ele aldığı meseleyi Havza ve Amasya Genelgeleri ile tutuşturdu. Doğu Anadolu’da 23 Temmuz’da topladığı Erzurum Kongresi ile yöre halkını emperyalist İngilizler ve piyonu Ermenilerin niyetlerine karşı birleştirdi.
1920 başında Gürcistan’da bulunan Gürcü İslamaiyesi adlı cemiyet Batum ve Artvinli Gürcistan’a katarak istiyordu. Bu olayı haber alan Kazım Karabekir olayı önledi. 28 Ocak 1920’de son Osmanlı Mebuslar Meclisinde alınan Misak-ı Milli kararları ile Kars-Ardahan-Batum’da halkoylamasına gidileceği kararı alındı. Bu kararın alınmasının temel nedeni bu topraklarda Türk nüfusunun fazla olmasından kaynaklanıyordu. İngiliz işgal kuvvetlerinin Batum’dan çekilmesi üzerine Gürcistan hükümeti 1 Temmuz 1920’da Batum’u işgal etti. Bu işgal sırasında TBMM’nin Batum Milletvekillerinden M.Edip DİNÇ ve Ahmet Akit Beyler 1129 kişilik Milli olayları ile işgale karşı üstün gayretler sergilemişlerdir. TBMM’nin Eylül-Aralık 1920’de üç ay süren Ermeni savaşında başarılı olması sonrası M.Kemal Gürcü hükümeti ile temaslara başlamıştır.
Artvin’in Kurtuluşu
Gürcistan sefiri Siman MİDİVANI 17 Ocak 1921’de Ankara’ya gelerek itimatnamesini M. Kemal’e iletir. M. Kemal Gürcü sefaretinden derhal işgal ettikleri toprakları boşaltmalarını ister. Sefir geçen günler boyunca TBBM Hükümetini oyalamayı sürdürünce Hariciye Nazırı Bekir Sami Bey Gürcistan’a sert bir nota verdi. 23 Şubat 1921’de TBMM ve Gürcü hükümetleri arasında Batum anlaşması imzalandı.
Bu tarihten itibaren Artvin-Ardanuç-Borçka ve Şavşat’tan Gürcü kuvvetleri çekildi. 45 yıllık esaret sona erdi. Diğer yandan Trabzon’dan Artvin’e kuvvetleri ile hareket eden Miralay Şükrü Bey Oruçlu köyünden Kamil Beyi Kaymakam vekili tayin ederek kendisi Batum’a geçti. 7 Mart 1921’den itibaren Artvin’de Türk bayrağı dalgalanmaya başladı.
Cumhuriyet Döneminde Artvin
1878-1918 ve 1918-1921 arası Rusya-Ermeni-İngiliz-Gürcü idaresinde kalan Artvin-Borçka Şavşat kazaları 7 Mart 1921’den itibaren 4 ay kadar Ardahan kazasına bağlanmıştır. Yeni Türk devletinin ilk Anayasası olan 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye’de 24 Nisan 1924’te yapılan değişikler ile Liva-Sancak teşkilatı kaldırılınca Artvin vilayet haline geldi. 1926 Haziranında 877 sayılı kanunla Yusufeli kazası Erzurum vilayetinden alınarak Artvin’e bağlandı. 1928’de 1282 sayılı kanunla Borçka kazası nahiye haline getirilerek Artvin’e bağlandı. Dokuz yıl Artvin vilayeti teşkilatı ile yönetilen bu yerler 1 Haziran 1933’te 2197 sayılı kanunun ikinci maddesine göre merkezi Rize olmak üzere Artvin ve Rize birleştirilerek Çoruh vilayeti teşkil edilmiştir. Arazi şartlarının zorluğu, Artvin ve çevresinin vilayet merkezine olan uzaklığı birtakım sorunlara yol açmıştır. Dönemin Başbakanı İsmet İNÖNÜ’nün 25 Temmuz 1935 tarihindeki Artvin’i ziyaretinde durum kendisine iletilmiştir. Bunun üzerine hükümet 4 Kasım 1936’da kabul edilen 2885 sayılı kanun ile merkezi Rize olan Çoruh vilayeti kaldırıldı. Artvin Merkez, Hopa,Borçka, Şavşat kazaları ile evvelce Erzurum’a verilmiş Yusufeli Kazasını da alarak Artvin olan Çoruh İli teşkilatı kabul edildi.
Coğrafya
Coğrafi Konum
Artvin [2]ili 400 35' ile 410 32' kuzey enlemleri ve 410 07' ile 420 00' doğu boylamları arasında yer alan, 7 367 km2 yüzölçümünde, Karadeniz Bölgesinin bir ilidir. İl alanı Türkiye yüzölçümünün (783.577 km2) % 0.9’u kadardır. Doğusunda Ardahan, güneyinde Erzurum, batısında Rize, Kuzeyinde Gürcistan ile komşudur. Kuzey-batısında Karadeniz vardır ve kıyı uzunluğu 34 km’dir.
Yeryüzü Şekilleri
Karadeniz kıyısına paralel olarak uzanan Doğu Karadeniz Dağları’nın il sınırları içindeki uzantıları; Kaçkar, Altıparmak, Kükürtlü, İskaristi Dağları adıyla sınıra kadar uzanmaktadır. Bu dağ sırasının üzerinde çok sayıda dağ ve yüksek tepeler yer alır. Karadeniz kıyısını takip ederek batıdan doğuya doğru iki sıra halinde uzanan 3937 m. yüksekliğindeki Kaçkar Dağı Karadeniz Dağları’nın en yüksek noktasını oluşturur. Bu dağın su bölüm çizgileri; Artvin, Rize, Erzurum il sınırlarını belirler. Şavşat ve Borçka ilçeleri arasında yer alan, Çoruh ve Berta vadileri ile Gürcistan sınırına kadar uzanan Karçal Dağı 3428 m. yüksekliği ile ilin diğer önemli bir dağıdır. İlde, Arhavi ve Hopa’daki aluviyal düzlükler dışında ova denebilecek düz alanlar mevcut değildir. Yaylalar ilde geniş yer kaplamaktadır( il topraklarının % 51’i).
İklim
Artvin, Doğu Karadeniz Bölgesinin iklim yönünden en çok değişkenlik gösteren ilidir. Kıyı kesimi ile Cankurtaran dağları silsilesinin içine aldığı alanda tipik her mevsim yağışlı Karadeniz İklimi görülmektedir. Cankurtaran dağları silsilesinden Borçka ve Artvin Merkez’e kadar olan alanda iklim daha soğuk kışlar ve daha az yaz yağışları olan Karadeniz iklimi şeklindedir. Bu alana Şavşat ve civarını da eklemek mümkündür. Ardanuç ve Yusufelin de ise kısmen Karasal iklim ile Akdeniz ikliminin bir karışımı olan yazları sıcak ve kurak, kışları ise normal karasal iklime oranla kısmen ılık ve daha az yağışlı bir iklim söz konusudur. Hatta bu alanın bazı kesimlerinde iklim Akdeniz iklimine çok yaklaşmaktadır (özellikle vadi tabanlarında).
Bitki Örtüsü
Artvin ili dağlık ve çok engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Bu alan genellikle ormanlarla kaplıdır. Artvin ormanlarında; hakim ağaç türleri ladin, göknar, sarıçam, kayın, meşe, Kestane, kızılağaç,olup ıhlamur, gürgen, akçaağaç, dişbudak, ceviz, üvez, kavak, söğüt, akasya kayacık, karaağaç, huş, ardıç, şimşir, Duglas, fıstıçamı porsuk gibi 20’nin üzerinde ağaç türü mevcuttur.
Artvin bitki türü ve endemik türler çeşitliliği bakımından önde gelen illerimiz arasındadır. Artvin sınırları içinde toplam 1268 tür tespit edilmiş olup bunun 119 adedi endemik türdür. Tüm Türkiye florasının yaklaşık 10 000 tür ihtiva ettiği göz önüne alınırsa bunun yaklaşık % 13’lük bir kısmının Artvin’de de bulunduğu ortaya çıkmaktadır. Aynı şekilde tüm Türkiye’de 2700 endemik tür tespit edilmiş olup bunun yaklaşık % 4.4’ü Artvin’de bulunmaktadır.
Bölgenin tipik ekosistemlerinden olan doğal yaşlı ormanlar, Rododendron fundalıkları, yayla ve alpin otlakları, dağ eteklerindeki taş yığınları, uçurum ve göl toplulukları gibi ekosistemler en güzel örneklerini Artvin ilinde sunmaktadırlar. Bu alanlar içerisinde özellikle “Yaşlı Doğal Ormanları” içeren orman ekosistemleri, dünyanın en önemli ekosistemlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Akarsu ve Göller
İl sınırları içinde 30'a yakın akarsu vardır. Bunlardan Karadeniz'e dökülenler hariç, diğerleri Çoruh Nehrinin kollarıdır. Karadeniz Havzası'nın belli başlı akarsularından olan Çoruh, ilimizin en büyük akarsuyudur. Çoruh Nehrinin uzunluğu 376 km olup, 354 km'si yurdumuz sınırları içindedir. Nehrin il sınırları içindeki uzunluğu ise 150 km'dir. Çoruh'un maksimum debisi Artvin merkezine 2 km uzaklıkta yapımı süren Deriner Barajı yerinde 1264 m3 /sn, minimum debisi ise 31.4 m3 /sn'dir. İl sınırları içinde moren, sirk, krater oluşumlu göller de mevcuttur. İki tane de (Muratlı ve Borçka) baraj gölü mevcuttur
Dağlar
Karadeniz[3] kıyısına paralel olarak uzanan Doğu Karadeniz Dağları’nın il sınırları içindeki uzantıları; Kaçkar, Altıparmak, Kükürtlü, İskaristi Dağları adıyla sınıra kadar uzanmaktadır. Bu dağ sırasının üzerinde çok sayıda dağ ve yüksek tepeler yer alır. Karadeniz kıyısını takip ederek batıdan doğuya doğru iki sıra halinde uzanan 3937 m. Yüksekliğindeki Kaçkar Dağı Karadeniz Dağları’nın en yüksek noktasını oluşturur. Bu dağın su bölüm çizgileri; Artvin, Rize, Erzurum il sınırlarını belirler. Şavşat ve Borçka ilçeleri arasında yer alan, Çoruh ve Berta vadileri ile Gürcistan sınırına kadar uzanan Karçal Dağı 3428 m. Yüksekliği ile ilin diğer önemli bir dağıdır.Artvin'in Diğer önemli Dağları ve Yükseltileri Şöyledir;
Kaçkar dağı - 3937 m., Mihrap dağı - 2950 m., Karçal dağı - 3428 m., Sahara dağı - 2799 m., Kükürttepe dağı - 3348 m., Karyan dağı - 2790 m., Arsiyan dağı - 3164 m., Kara dağı - 2300 m., Çadır dağı - 3050 m., Büyük Yurt dağı - 2250 m., Kürdevan dağı - 3050 m., Genya dağı - 1850 m., Kartal dağı - 3000 m.
Ovalar
İl sınırı içerisinde ova özelliği gösteren yerler hemen hemen yoktur. İl topraklarının ancak %0.2 alanını kaplayan düzlüklere rastlanır. Kıyıda akarsu birikintilerinin meydana getirdiği alüvyal ovalara rastlanmaz. Çünkü dağların denize bakan yamaçlarında kaynaklarını alan Hopa ve Arhavi Deresi’nin suları az ve uzunlukları kısa olduğundan birikinti ovalarının büyüklüğünü sınırlamıştır. Bütün bunlara rağmen Hopa ilçesinde, Sundura Dere’sinin arasında ve Arhavi ilçesinin Kabirse Dere’sinin ağzında birer küçük delta ovalar oluşturur.
Yaylalar
İl topraklarının yaklaşık % 51’ini kaplar.
Artvin’in başlıca yaylaları; 1. Yusufeli, Zeytinlik ve Ortaköy Derelerinin oluşturduğu çizginin güneydoğusundaki bölgede bulunan Meşeli, Kurudere, Düzenli, Kireçli, Yığılı, Kapik, Irmaklar, Bülbülan, Çamlıca, Hanlıköy,Ballı ve Yoncalı yaylaları, 2. Muratlı - Borçka, Artvin - Ortaköy Deresi ile Gürcistan arasında kalan bölgedeki, Taşköprü, Meydancık, Mısırlı, Oba, yaylaları, 3. Merkez ilçe - Zeytinlik - Yusufeli ilçesi çizgisinin kuzey ve kuzeybatısında kalan bölgedeki Keşoğlu, Çamlık, Mağara, İnekli, Kocakarılı, Dikme ve Taşkınlık yaylaları sayılabilir.
Ekonomi
Artvin'in [4]1990 ve 2000 DİE Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri verileri incelendiğinde nüfusun önemli bir bölümünün tarım sektöründe istihdam edildiği görülmektedir. Toplam iş gücünün % 60.8'i tanm sektöründe istihdam edilmektedir. İstihdam edilen nufusun % 38'i ücretsiz aile işçisi olarak görev yapmaktadır. Bu oran kadın nüfusu için % 79, erkek nüfus için yaklaşık % 11 civarındadır. İsdihdam edilen nufusun % 34'ü ise ücretIi olarak çalışmaktadır. Erkek nüfusun % 49'u, kadın nüfusun ise yaklaşık % 11'i ücretlidir.
Artvin'de istihdam edilenlerin sayısında sürekli azalış görülmektedir. 1980 - 2000 döneminde istihdam edilen nüfus yıllık % 18'lik bir hızla azalma göstermiştir. Bu azalış tarım ve sanayi sektörlerinde de görülmektedir. Aynı dönemde hizmet sektörünün payında % 52, inşaat sektöründe de % 41'lik bir artış gerçekleşmiştir. 2000 Genel Nüfus sayımına göre Artvin'de işsizlik oranı % 7'dir. Artvin'in, Devlet lstatistik Enstitüsü verilerine göre; 1998 yılında kişi başına düşen gayrısafi yurtiçi hasılası ABD Doları cinsinden 3.096 dolar iken 1999 yılında 3.003 ABD Dolarına gerilemiştir. Bu verilere göre 1998 yılında kişi başına gayri safi yurtiçi hasılada gelişme hızı % 92.5'ten % 58.2' ye gerilemiştir. Aynı yıllar için TL. cinsinden gayri safi yurtiçi hasıla rakamları 1998 için 802.211.288 TL. ve 1999 için ise 1.269.101.429 TL. olarak gerçekleşmiştir. Bu verilere göre Artvin, kişi başına düşen gayrı safi yurtiçi hasılası ile Türkiye sıralamasında 1998 yılımda 27 inci, 1999 yılında ise altı basamak yükselerek 21 inci sırada yer almıştır.
Artvin'in cari fiyatlarla 1.998 ve 1999 yılları gayrı safi yurtiçi hasılasında, sırasıyla ulaştırma ve haberleşme, tarım, sanayi, ticaret sektörlerinin önemli payı bulunmaktadır. Artvin'in 1998 Yılı rakamlarıyla % 88.3 olan gayrı safi yurtiçi hasıla gelişme hızı 1999 yılında % 54.8 olarak gerçekleşmiştir.
Tarım
İl’de tarımsal faaliyetler küçük, çok parçalı, meyil derecesi diğer illere göre yüksek olan arazilerde yapılmaktadır. İI hudutları içerisinde bulunan Çoruh Nehri ve bunu besleyen kollarının oluşturduğu vadilerde turfanda sebze ve meyve yetiştiriciliği faaliyetleri yaygın şekilde yürütülmektedir. Tarımsal işletmeler çoğunlukla küçük aile işletmeciliği şeklindedir ve işletme başına düşen arazi miktarları oldukça düşüktür. Tarımsal gelir yeterli düzeyde olmadığından sermaye birikimi sağlanamamaktadır. Bu nedenle tarıma dayalı sanayi sektorü il'de gelişme alanı bulamamıştır.
Turizm
Kaleler
- Artvin Livane KalesiArtvin ve çevresinin tarihi hakkındaki bilgilerimiz M.Ö.3000 yılına kadar inmektedir. Artvin ve Çoruh boyunda Orta Asya’dan gelen ve Asyanik kavimlerden Huriler, Sakalar tarafından yurt edinilmiştir. Artvin ve çevresi devamlı olarak çeşitli kavimlerin istilasına uğramıştır. Parslar, Urartular, Kimmerler bu bölgede uzun süre egemen oldular. Artvin ve çevresi, Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1551’de Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Artvin Köprübaşı mevkiinde bulunan Kale’nin, l0.yy’da inşa edildiği tahmin edilmektedir. 16.yy Osmanlı döneminde tekrar onarım görmüştür. İçinde su deposu (sarnıç) ve küçük kilise (Şapel) bulunmaktadır.
- Ardanuç Gevhernik KalesiArdanuç ilçesi, Adakale mevkiinde yer almaktadır. Kalenin ilk yapılaşması M.Ö. ki dönemlerde başlamıştır. Bagratlı Krallığı, Çıldır Atabekleri veOsmanlılar’ın yönetim yeri olarak kullanılmıştır. Yöredeki en önemli kalelerden birisi olup, iç kalesi ve etrafı surlarla çevrili şehir yapısı ile tek örnektir. Geçmiş dönemlere ait çeşitli kalıntıların yanı sıra Kanuni Sultan Süleyman’a ait kitabesi ile de dikkat çekmektedir. Ardanuç Adakale mevkii, Gevhernik Kalesi, İskenderpaşa Camii ve Türbeleri ile tarihi bir mekandır.
- Şavşat (Satlel) KalesiŞavşat ilçesi Söğütlü Mahallesinde bulunmaktadır. IX. yy. da Bagratlı Krallığınca inşa edilmiş olup, Osmanlılar tarafından da kullanılmıştır. Günümüzde terkedilmiş olan kalenin sur duvarlarının büyük bir bölümü ayaktadır.
- Ardanuç Ferhatlı Kalesi Ardanuç ilçesine 5 km. mesafede bulunan kale İberya Kralı Vahtang tarafından V. Y.Y.da yaptırılmıştır. Yapı Ardanuç ilçesine çıkmadan Ardanuç suyunun kenarında, vadi paralelinde yükselen anakaya üzerine inşa edilmiştir.
Camiler
- İskenderpaşa Camii ve Türbeleri Ardanuç ilçesi, Adakale mevkiinde bulunmaktadır. İlk Hz. Osman zamanında yapılmış Osmanlı döneminde 1553 yılında tamir edilerek tekrar ibadete açılmıştır. Yanında Osmanlı dönemine ait Hatice Hanım, Ali Paşa ve Süleyman Paşa’ya ait türbeler bulunmaktadır. Yörenin ilk camisi olması açısından önem taşımakta olup günümüze sağlam olarak gelmiştir.
- Ortacalar Merkez Camii Arhavi ilçesi, Ortacalar Bucağında bulunmaktadır. Yapı, 1757 yılında inşa edilmiştir. Minber ve tavan süslemeleri ile dikkat çekmektedir.
- Muratlı CamiiBorçka ilçesi, Muratlı (Maradit) köyünde bulunmaktadır. 1846 yılında yaptırılmıştır. Tümüyle ahşap olan yapının içteki ahşap elemanları çeşitli süslemelere sahiptir. Özellikle cümle kapı kanatları, minberi ve mihrabı ağaç oymacılığının güzel örneklerindendir.
- Esenköy CamiiMurgul ilçesi, Esenköy’de bulunmaktadır. 1863 yılında inşa edilmiştir. Tümüyle ahşap olan yapı, yöresel mimari özellikleriyle ilgi çekmektedir.
- Kocabey CamiiŞavşat ilçesi, Kocabey köyünde bulunmaktadır. 1890 yılında inşa edilmiştir. Cephelerinin yanı sıra, son cemaat yeri, portal ve mihrabı orijinal dokusunu korumaktadır.
- Demirkent CamiiYusufeli ilçesi, Demirkent köyü içindedir. Kiliseden çevrilme caminin ahşap elemanları yöredeki orijinal dokuyu koruyan tek örnektir.
Kiliseler
- Barhal (Altıparmak) KilisesiYusufeli ilçesi Sarıgöl bucağı Altıparmak köyündedir. Kilise, 9 ncu Y.Y.da Kral David Magistros zamanında yapılarak Vaftizci Yahya‘ya adandığı yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır. 1677 yılında Hacı Şerif Efendi tarafından onartılarak camiye çevrilmiştir. Kilise, yontma taş ve kesme taştan yapılan kiremitlerden çatısı bağlanmış harçsız bir zemine dayanmadan “Lambalı” denilen planda yapılmıştır. Yapı, dıştan 28.40 x 18.65 cm. boyutlarında, üç nefli bazilikaldir. Gri renkli düzgün kesilmiş taşlarla örtülmüş cepheler güney ve kuzeyde eş boyutlu, doğu ve batıda ortadan yanlara doğru açılan köre kemerlerle hareketlendirilmiştir. Pencere üstündeki alçak kabartma tekniğinde yapılmış bitkisel figürlü süslemeler iyi durumdadır. Yusufeli ilçesinden 30 km.lik yolla gidilmektedir.
- İşhan Manastır Kilisesi Yusufeli ilçesine bağlı İşhan köyü içerisindedir. Kiliseye Oltu güzergahı üzerinden Artvin - Erzurum bağlantılı Devlet Karayolunun 92. km.sinden kuzey yönüne ayrılan 7 km.lik yol ile gidilmektedir. 951 tarihli el yazmasına göre Kilise; Rahip Khandza’nın (759 - 861) yeğeni ve öğrencisi Rahip Seba tarafından, Kral Andernese’nin desteği ve maddi katkısı ile yaptırılmıştır. Manastırın yapımına 955 yılında Gürcü Kralı David zamanında başlanmış 1027 yılında Bagratlı Kralı Magistros tarafından bitirilmiştir. Güneybatıda Meryem Ana Şapeli bulunmaktadır. 35 m. uzunluğunda 20.75 cm. genişliğinde olan yapı, kubbeli bazilikal plan tipindedir.
- Dört Kilise Yusufeli ilçesinin 4 km. güneybatısında Tekkale köyünde olup köyden 7 km. sonra mezra yolu üzerinde bulunmaktadır. Manastır’ın 9. yy.da Gürcü Kralı David tarafından yaptırıldığı, yapı topluluğuna bakıldığında bir Rahibe Okulu olduğu anlaşılmaktadır. Manastır; çan kulesi, yemekhane, seminer odası ve şapelden oluşmaktadır. Kilise, plan açısından Barhal Kilisesi’ne benzemektedir. Yöredeki Ortaçağ dönemi manastır oluşumunu en iyi biçimde yansıtmaktadır.
- Dolishanlı (Hamamlı) Kilisesi Merkez ilçeye bağlı Hamalı köyünde bulunmaktadır. Artvin - Şavşat karayolunun Berta köprüsü mevkiinden kuzeybatı yönüne doğru 6 km.lik yol ile gidilmektedir. Kilise; 10. yy. ortalarında Bagratlı Kralı Sumbath tarafından inşa edilmiştir. Güney cephesinde bulunan “Güneş Saati” ünik olup dönemin özelliğini yansıtmaktadır. 17. yy. sonlarında camiye çevrilmiş ve bir süre cami olarak kullanılmıştır.
- Porta Manastır Kilisesi Artvin Merkez ilçeye bağlı Pırnallı köyünün Bağlı mevkiinde bulunmaktadır. Kral 1.Aşot’un torunu Prens Khaouli tarafından 896 - 918 tarihleri arasında yaptırılmış Kral Gürgen (918 - 941)’in saltanat yıllarında son şeklini almış olduğu kabul edilmektedir. Bir çan kulesi, bir şapel ve bir çeşmeden oluşmaktadır. Manastır’ın yerleşim planına bakıldığında Tao Klarjheti bölgesinin o dönemlerdeki en önemli kültür ve dini merkezi olduğu anlaşılmaktadır.
- Tibeti Kilisesi Şavşat ilçesi Cevizli köyünde olup ilçe merkezine 14 km. uzaklıktadır. Yazılı kaynaklara göre yapı, 899 - 914 yılları arasında bölgeye hakim olan Bagratlı Prenslerinden Aşot Koukhi döneminde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Yontma taştan yapılmış dört yüzeyden ibaret olan çatısının her yüzeyinde “Koç heykeli” bulunmaktadır. İç mekanda “Havari” figürleri mevcuttur. Düzgün taş işçiliği ve bitkisel plastik süslemeleri ile dikkat çekmektedir.
- Yeni Rabat Kilisesi Ardanuç ilçesine bağlı 17 km. mesafedeki Bulanık köyü, Çamlık (Rabat) mahallesinde bulunmaktadır. Yapı yöredeki Kiliselerle benzerlik göstermektedir. Ortaçağ döneminde bölgeye hakim olan Bagratlı Krallığınca yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Ortaçağ mimarisinde özellikle içteki planı dışa yansıtan üçgen nişler kullanılmıştır. Üçgen nişler bölge mimarisinde çok ender olarak kubbe kasnağında kullanılır. Nişlerin sayılarının pencere açıklarından fazla olmasına bu kilisede rastlanır. Her iki cephesinde kabartma bitki motifi bezeli kesme taşlar bulunmaktadır.
- İbriga Şapeli Borçka ilçesine 20 km. mesafedeki ibrikli köyündedir. 4.50 x 4.40 boyutlarında kubbeli bir yapıdır. Cepheler düzgün kesilmiş, iç beden duvarları ise kaba işlenmiş taşlarla örtülüdür. Kubbedeki pandantiflerde ve beden duvarının üst bölmelerinde freskoların farklı dönemlerde yapıldıkları veya farklı ustaların eseri oldukları sanılmaktadır.
- Köprülü KiliseŞavşat ilçesinin 7 km. kuzeybatısında yer alan Köprülü köyündedir. Bölgedeki kiliselerin merkezi sayıldığı tahmin edilmektedir. Kıpçaklı beylerinden Zor Tana tarafından yaptırılan kilisenin bugün yalnızca kalıntıları vardır.
Köprüler
- Arhavi Ortacalar Çifte Köprü Arhavi ilçesi Ortacalar Bucağına 25 km. kala Arılı ve Küçükköy yol ayrımında bulunmaktadır. Birbirine dik gelecek şekilde planlanan iki köprüden meydana gelmektedir. Her ikisi de tek gözlü ve yolunun eğimli olduğu taş köprüler grubuna girmektedir. Günümüze sağlam olarak ulaşmışlardır.
- Berta Köprüsü Kitabesi bulunmayan köprünün kesin olarak hangi tarihte inşa edildiği bilinmemektedir. Ancak bazı kaynaklarda köprünün 1878’de gerçekleşen Artvin’in Ruslara terk edilmesinden önce stratejik öneminden dolayı Osmanlılar tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Köprü, Artvin - Şavşat karayolunun 21. kilometresinde Çoruh ırmağını besleyen Berta Suyu’nun üzerine kurulmuştur. Kesme taş malzeme kullanılarak yapılan köprü üç gözlü olarak inşa edilmiştir. Yuvarlak kemerlerle vurgulanan gözlerin her biri 9.15 metre genişliği ve 3.30 metre yüksekliğe sahip olup, iç yüzeylerin kemer başlangıç yerlerinde karşılıklı simetrik olarak yerleştirilmiş beşer adet barbakan boşlukları görülmektedir. 64.20 metre uzunluğa sahip köprü süsleme açısından oldukça sadedir. Yörenin, tipik Osmanlı köprülerine benzeyen üç gözlü tek örneği olması açısından önemlidir.
- Çelebi Efendi ÇeşmesiArtvin Orta Mahalle’de bulunmaktadır. Yapı, 1783 yılında Asma Sultanın kahyası Çelebi Efendi tarafından yaptırılmıştır. Günümüze bir bölümü ulaşabilmiştir. Klasik Osmanlı çeşmesidir.
Eğitim
Nüfus
1980-1997 [5]yılları arasında nüfusu sürekli olarak azalış gösteren Artvin'in, 2000 yılı genel nüfus sayımına göre il nüfusunda %0 2,28'lik artış görülmüştür. Bu oran, 1990'da %0 (-) 12.30, 1997'de ise %0 (-) 20.42 olarak gerçekleşmiştir. Artvin, 1980 yılında yapılan nüfus sayımında 228.997 nüfusa sahip iken bu rakam 1985'de 226.338'e, 1990'da 212.833'e ve 1997 yılında da 187.274'e gerilemiştir.İl nüfusu 2000 yılında 191.934'de yükselmiştir. Artvin'in, 1980-1997 yılları arasında artan oranda dışa göç veren iller arasında yer alırken, 1998 yılında Deriner barajı ile 1999 yılında Borçka ve muratlı barajlarının inşasına başlanması sonrasında yaratılan yeni istihdam alanlarının yanında, göçün ağırlıklı olarak görüldüğü Marmara bölgesinde yaşam güçlüklerinin etkisi ile dışa göç eğiliminde azalış olmuştur.
Spor
Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinden beri Artvin ilinde güreş ve cirit sporları yaygın iken günümüzde unutulan birer spor dalları haline gelmiştir.Hatta Cumhuriyetin ilk yıllarında Ruslarla yapılan güreş müsabakaları olmuş bu müsabakalarda kazanan güreşçilere devlet tarafından çeşitli ödüller verilmiştir.Cirit sporu arazinin engebeli olmasından dolayı Artvin ilinde pek yaygın değildir fakat Artvinli Ciritciler Erzurumda yapılan Cirit sporlarına katılmışlar ve halende katılmaya devam ediyorlar.