Giresun
| Giresun | |||||
|---|---|---|---|---|---|
| Harita | |||||
| Giresun,nun Türkiyedeki Konumu | |||||
| Bölgelerin Dagılımı | |||||
| Genel Bilgiler | |||||
| |||||
Karadeniz Bölgesinin Doğu Karadeniz Bölümünde yer alan Giresun ili, 37, 50 ve 39 12 doğu boylamları ile 40 07 ve 41 08 kuzey enlemleri arasında bulunmaktadır.İl doğusunda Trabzon ve Gümüşhane, batısında Ordu, güneyinde Sivas ve Erzincan, güneybatısında yine Sivas illeriyle komşu olup, kuzeyi Karadeniz ile kuşatılmıştır.[1] Şehrin nüfusu 2008 yılına göre 116.310'dur. 1927'de 13.000 olan nüfusu 1990'da 67.604'e, 2000'de 83.636'ya, 2007'de 89.241'e çıkmıştır.[2]
Tarihçe
Antik Çağ
Yunan kolonizasyonu öncesinde bölgede Anadolu'nun yerli halklarının varlığı bilinmekte olup Hitit kaynaklarında "Kaşka" adıyla geçen kendir ziraati yapan savaşçı bir halkın bahsi geçmektedir. M.Ö. 7. yüzyılda Miletli koloniciler tarafından kurulan kent merkezinin çevresi sonradan Laz olarak anılacak Kolha halkına ait köyler bulunmaktadır[3] M.Ö. 6. yüzyılda Pers Krallığı'nın eline geçen bölge, daha sonra Kapadokya ve Makedonya krallıklarının yönetiminde kalmış, Pontus Krallığı'nın kurulmasının ardından tüm Karadeniz bölgesi gibi Mithridat hanedanı tarafından yönetildikten sonra, Roma İmparatorluğu'nun Anadolu'yu işgal etmesini sağlayan Zela Savaşı'nda Mithridates yenilince M.S. 1. yüzyıldan 13. yüzyılda Trabzon İmparatorluğu'nun kuruluşuna dek Roma yönetiminde kalmıştır. Bölge M.Ö. 4. yüzyılda Pers kültürü ve siyasal etki alanına girmiştir. Kapadokya Krallığı'nın ardından Pontus devletinin bir parçası olan Giresun, Mithridates'in Zela'da Roma ordusuna yenilmesinin ardından diğer Karadeniz kentleri gibi Roma İmpratorluğu'nun egemenliğine girmiştir.
Roma Ve Bizans Dönemi
Şehir hakkında Roma, Bizans ve Rum Pontus İmparatorluğu dönemine ait tatminkar bilgiler yoktur.Eski Anadolu tarihi araştırmalarında, şehir ve kasaba tarihlerinde dil incelemeleri sonucunda, bu bölgede M.Ö. 2000´li yıllardan beri Türk varlığının mevcut olduğu anlaşılmıştır.M.Ö. 7.y.y.da İskitlerin Karadenize göç etmesi ile Oğuz unsurları da bu bölgeye yerleşmişlerdir. Bu bölgede Oğuz boylarından Yazır, Döğer, Avşar, Karkın, Halaç´ların; Akhun, Kuşan, Peçenek, Hazar, Hun, Kıpçak Türklerinin yerleşimi mevcuttur.[4]
Karadeniz bölgesinde, ilk ve orta çağlarda, İskit, Kimmerler, Hun, Hazar, Bulgar, Uz, Peçenek göçlerinin sonucu Türk iskanının olduğu, Karadeniz ağızlarının fonetik ve morfolojik yapısıyla birlikte yer adlarından da anlaşılır. Giresun´un batı yakasındaki Çıtlakkale mahallesinin adının Deliorman ve Selanik civarından gelerek buraya yerleşmiş olan Türk topluluğu Çıtaklardan geldiği, bölgede konuşulan lehçenin ve kültür unsurlarının Çıtak ve Gagavuz Türklerinin ki ile benzerlik gösterdiği görülür.[4]
Hitit İmparatorluk dönemi tabletlerine dayanan tarihi kaynaklarda, Giresun´un Azzi Bölgesi sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Karadeniz bölgesinde 90´a yakın koloni şehri kuran Miletoslular, Giresun ve Tirebolu şehirlerinin de kurucularıdır. Amaçları bu bölgeyi kendilerine yurt edinmek olmayıp, buraların her türlü yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürmekti. Bu yüzden yerleşim birimlerinin korunabilecek kısımlarını alıp buralara yerleşmişlerdir.Çevresinde önemli gümüş ve demir üretim yerleri olan Giresun´a Romalılar tam bir hakimiyet kurmamışlardır. Onların döneminde bu bölgede para basıldığı rivayet edilmektedir. Roma idaresinin ilk dönemlerinde Romalı yazarlardan Ammianus Marcel´e göre Romalı komutan Lucullus buraya geldiğinde yabani kiraz ağaçlarını görmüş ve bu ağacın fidanlarını Roma´ya götürmüştür. Bu bilgi kirazın dünyaya Giresun´dan yayıldığı inancının kaynağı olmakla birlikte Roma´da daha önce de kirazın varolduğu belirtilmektedir. Giresun Romalıların ardından Bizanslıların denetimine geçmiştir.[4]
Bizans egemenliği döneminde Yunan medeniyetinin büyük bir hızla gelişip yayılmasına karşılık, Yunan soyu gittikçe zayıflamıştır. Bu sebeple, Bizans İmparatorları, ülkelerinin içerisinde yaşayan ve başka soydan gelen insanları asimle etmeye çalışmışlar ve bu yolda en çok dil ve dinden yararlanmışlardır. Doğu Karadeniz´in ormanlık alanlardaki kabileleri itaat altına almak için ormanlar kesilerek yollar açılmış, yol boylarına muhafız kulübeleri yapılmış, hatta bir miktar Hıristiyan Bulgar Türk´ü de getirilip bölgeye yerleştirilmiştir. Bizanslılar bu yolda çaba harcarken 705 yılında ilk kez Müslüman Arap orduları bölgeye gelip İslamlığı tanıtmaya başlamıştır.[4]
Anadolu Selçuklu Devletine vergi vermeyi kabul eden ve 1244´te Moğolların egemenliği altına giren Trabzon Türklerin bir eyaleti haline gelmiştir.Trabzon´a bağlı bulunan Giresun ve çevresi Moğol nüfuzu altına girmiştir. İşte bu sırada, Oğuzların Üçok koluna mensup boylardan biri olan Çepniler; Ordu, Giresun ve Trabzon illeri sınırlarına yerleşmeye başlamışlardır.Bayram Bey, Ordu ve çevresini kontrol altına alan Çepni Türkmenlerinin beyidir. Oğlu Hacı Emir Bey döneminde bu bölgeye "Bayramlu Beyliği" denilmeye başlanmıştır. O da aynı şekilde Trabzon Rum İmparatorluğunu sıkıştırmaya devam etmiş olup, Hacı Emir Beyin Oğlu Emir Süleyman Bey de, 1397´de Giresun´u fethetmiştir.[4]
Böylece onun zamanında Giresun ve çevresinin fethi ve Türkleşmesi tam manasıyla sağlanmıştır. Bu beylik iç ve dış çatışmalar sonucu zayıflayıp Sivas Hükümdarı Kadı Burhaneddin´in hakimiyetine girmiş ve dolayısıyla Giresun da bu devletin sınırları içinde kalmıştır.Bugüne kadar yanlış bir kanaat olarak Giresun´un Türkleşmesi Fatih Sultan Mehmet´in 1461´de Trabzonu fethiyle beraber gösterilmiştir. Giresun´un Osmanlı Devletine bu tarihte katıldığı doğrudur. Oysa Giresun´un Türkleşmesi 1397´de Bayramlu Çepni Türkmen Beyi Emir Süleyman Beyin Giresun´u fethetmesiyle gerçekleşmiştir. Bu yanlış kanaat yüzünden Giresun´da onun adını taşıyan hiçbir eser bulunmamaktadır. Dolayısıyla Giresun´un ilk fatihi tanınmamaktadır.[4]
Coğrafya
İl merkezi, Aksu ve Batlama vadileri arasında denize doğru uzanan bir yarımada üzerinde kurulmuş olup, bu yarımadanın doğusunda ve 2 km açığında Doğu Karadeniz’in tek adası olan Giresun Adası bulunmaktadır.[5]
Yeryüzü Şekilleri
Giresun ili, yüzey şekilleri bakımından arızalı(engebeli) bir görünüşe sahiptir ve yüzey şekillerinin çatısını, Karadeniz kıyısı boyunca uzanan oldukça dar ve alçak düzlüklerden oluşan bir kıyı şeridi ile güneyde Kelkit Çayı Vadisi arasını kaplayan Giresun Dağları meydana getirir. Doğu Karadeniz dağlarının batıya doğru uzanan kollarından biri olan Giresun Dağlarının doruk çizgisi, Kelkit vadisine Karadeniz kıyıısından daha yakındır ve dik yamaçlarla iner, vadilerle yarılmış Karadeniz tarafından ise eğim daha azdır. Kıyı genellikle tepelik bir görünüşe sahiptir. Kıyıya paralel bir duvar gibi duran dağların ortalama yüksekliği 2000 m olmakla birlikte bazı yerlerde 3000 metreyi aşar. Balaban, Gavur Dağı Tepesi, Cankurtaran, Karagöl, Kırkkızlar bunlardan bazılarıdır.Dağlardan kıyılara geçit veren önemli noktalar, Eğribel geçidi, Şehitler Geçidi, Fındıkbel geçidi gibi önemli birkaç geçitten oluşmaktadır.Şebinkarahisar, Alucra ve Güce ilçelerini içine alan ve daha az arızalı olan kesimde ortalama yükseklik 1000-1500 metre civarında olup, arazi Kelkit Vadisine doğru eğimlidir.[5]
Akarsu Ve Göller
Kuzey Anadolu Dağları’nda kaynak bulan pek çok akarsu, ili güneyden kuzeye geçerek Karadeniz'e dökülmektedir. Aksu Deresi, Yağlıdere Deresi, Gelevera Deresi ve Harşit (Doğankent) Çayı ile Pazarsuyu bu akarsuların önemlileridir. Ayrıca ilin güney kesiminden doğu-batı doğrultusunda geçen Kelkit Irmağı da bu tür bir vadide akmaktadır.İl sınırları içerisinde önemli bir göl olmamakla birlikte Karagöl Dağı üzerinde küçük buzul göllerine rastlanmaktadır.[5]
Bitki Örtüsü
İlin kuzeyi ile güneyi arasındaki iklim farkı, yağış miktarının güneye doğru azalması doğal bitki örtüsünün yapısını da aynı ölçüde etkilemektedir. Giresun ve çevresi, zengin tarım alanlarına sahiptir. Kelkit Vadisi ile kollarının civarı bozkır görünümünde olmasına karşın, kıyı ile dağlar arasında kalan kesimi ormanlarla kaplıdır.[5]
İklim
Giresun Dağlarının kıyıya paralel olarak uzanışı, il toprakları üzerinde iki farklı iklim bölgesi oluşmasına neden olmuştur. Karadeniz kıyılarında ılık ve yağışlı iklim sürer. Uzun süreli gözlemlerin ortalamasına göre, merkezde yıllık sıcaklık ortalaması 14.2 derecedir. En soğuk ay (Şubat) ortalama sıcaklığı 6.9 derecedir. En sıcak ay Ağustos ortalaması ise, 22.3 derecedir. Şimdiye kadar Giresun´da kaydedilen en düşük sıcaklık –9.8 derece olarak, en yüksek sıcaklık ise, 4 Ekim 1952´de 37.3 derece olarak ölçülmüştür.En çok yağış, ekim ve Kasım en az yağış ise Mayıs ve Haziran aylarında görülür. Yağışın en fazla düştüğü aylarda aylık ortalama yağış 140 mm.´yi aşarken, en az düştüğü aylarda 60 mm.´nin altına inmez. Yağışlı günlerin ortalama sayısı 184´tür. Ortalama deniz suyu sıcaklığı 16.9 derecedir. Deniz en yüksek sıcaklık değerine Temmuz ve Ağustos aylarında ulaşır.[5]
Eğtim
Giresun ilinde okuma ve yazma bilen nüfusun oranı ülke genelinde olduğu gibi her iki cinsiyet için de sürekli artış göstermektedir. İl’de okuma yazma bilenlerin oranı Yuik 2010 verilerine göre +6 yaş nüfus baz alındığında %85.3 dir. Okuma yazma oranı bakımından cinsiyetler arasında önemli bir fark gözlenmektedir. Bu oran erkek nüfus için % 92.1 iken, kadın nüfus için %78.7 dir.[6]Giresun Üniversitesi 2006 yılında kurulmuş bir Devlet Üniversite olarak 17297 Öğrenciye Ev Sahipi yapmaktadır.
Sağlık
Giresun İl Sağlık Müdürlüğü Hükümet Konağı üçüncü ve dördüncü katlarda faaliyetini sürdürmektedir. İl genelinde ikisi özel, toplam 14 hastane, 1 Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, 16 Toplum Sağlığı Merkezi, 33 Aile Sağlığı Merkezi, 119 Aile Hekimliği Birimi, 1 Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezi, 2 Verem Savaş Dispanseri, 136 Sağlık Evi bulunmaktadır.[7]
Kültür Ve Sanat
Gelenek ve Görenekler
Her yıl Mart ayının 14´ ünde yılbaşı tutulur. O sabah erkenden kalkılır, deniz veya akarsudan su alarak eve gelinir ve sağ ayak ile eşikten geçilerek eve girilir. Su evin dört bir tarafına serpilir. Eğer hayvanlar varsa onların üzerine de serpilir. O gün kimse evine uğursuz gelir diye misafir kabul etmez, ancak ayağı denenmiş birisi varsa o eve çağrılır. Gelen kişi sağ ayağını içeriye atar yeni yılınız hayırlı olsun martınızı bozuyorum der o gece evde ısırgan veya paça pişirilir içine yeşil boncuk atılır. Bunları yerken boncuk kimin ağzına gelirse o yıl bu şahıs ekine başlar, aile içerisinde bol rızıklı kabul edilir.[8] 6 Mayıs´ta hıdrellez tutulur. kış ayının bitip güzel günlerin geleceğine inanılır.Yine akşamdan 3-5 genç kızlar niyet tutarak bir gül ağacının dibine yüzüklerini gömerler. Sabahleyin mani okuyarak onları çıkarırlar. Söylenen maninin manasına göre talihlerini denerler. [8]
Giyim Kuşam
İl merkezi ve kıyı bölgelerinde çağdaş giysiler giyildiği halde iç kesimlerde geleneksel giysiler yaygındır. Giresun’da peştamal kadın giyiminin değişmez bir parçasıdır. Cepkenler, bindallılar, entariler bu yörede görülmektedir. Kadınlarda başa örtülen, bele sarılan peştamalın değişik türü vardır. Kadınlar başlarına “Keşan Peştamal” denilen gösterişli ve ince bir dokumayı bellerine de düz çizgili veya direkli peştamal diye adlandırılan dokumayı sararlar. Kadınlar eskiden canfes (üçetek) de giyerlerdi. Ev gezmelerinde, düğün ve bayram gibi özel günlerde de kadınlar başlarına altın tepelik, boyunlarına beşibiryerde ve kollarına da hasır bilezik takarlardı. Hasır bilezikler günümüzde de büyük ilgi görmektedir. [8]
Yöre Mutfağı
Giresun yemeklerinin malzemeleri insanı etkileyen bir doğallığa , tazeliğe ve güzelliğe sahiptir. Bu malzemelerin başında yemeklik olarak kullanılan Karalahana, Isırgan, Pezik, Madımak, Galdirik, Mantar, Sakarca, Çileklik, Mendek, Merulcan, Marul, Maydanoz... gelir. Hayvansal besinlerden süt, yoğurt, yumurta, tereyağı, süzme, bal, peynir, çökelek en yaygın olarak kullanılan malzemelerdir.
Kültür Turizmi
- Giresun Müzesi 8. yüzyıldan kalma bir yapıdır. 18. yüzyılın ortalarında, Ortodoks kilisesi olarak yapılmış olan bina, 1923 yılına kadar kilise olarak kullanılmıştır. 1923 yılından 1948 yılına kadar boş kalmış, 1948-1967 yılları arasında cezaevi olarak kullanılmış, 1967 yılından 1982 yılına kadar tekrar boş bırakılmıştır. 1982 yılında restore edilen bina 1988 yılında müze olarak açılmıştır. Müze içerisinde Eski Tunç Çağı, Hitit, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait antik eserler, taş kabartmalar, eski tarihlerde kullanılan silah, giysi ve para örnekleri sergilenmektedir.
- Çocuk Kütüphanesi Giresun merkez Çınarlar Mahallesinde bulunan 19.yüzyılın başlarında yapıldığı tahmin edilen, 1967 yılında ise Çocuk Kütüphanesi olarak kullanılmaya başlanan Katolik Kilisesi dikdörtgen planlı, ana cephesi üçgen alınlı belirlenmiş olup, köşelerde taştan yivli köşe kolonları bulunmaktadır.
Giresun Adası
Kıyıdan bir mil açıkta bulunan ada, Doğu Karadeniz’in yaşanabilir tek adasıdır. Ada, Aretias, Areos Nesos ve Arionesos adlarıyla da anılmaktadır. Adanın kapladığı alan yaklaşık olarak 40.000 m2’dir.[9]
Şebinkarahisar Taşhanlar
Şebinkarahisar İlçe merkezinde kalenin kuzey eteğinde yer alan tarihi bir yapıdır.Yerli kara taştan iki katlı, kemerli, tipik Osmanlı Taşhanları mimarisinde yapılmıştır. Şebinkarahisar Taşhanı'nın günümüze gelebilen en sağlam tarafı güney cephesidir. Girişin iki yanında, iki katlı kemerli mekanlara, tam ortada ise bir avluya yer verilmiştir. Kuzey cephesinde dışarıya dönük beş adet kemerli dükkan kısımları mevcuttur.[10]
Kaleler
- Giresun Kalesi Kenti ikiye bölen yarımadanın ucundaki tepe üzerinde, I. Pharnakes (M.Ö. 2. yüzyıl) tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. İç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Güneybatıdan başlayarak ve kenti çevreleyerek kuzeydoğuya uzanan kale duvarlarının bir bölümü yıkılmıştır. İç kalede bir saray kalıntısı bulunmaktadır. Büyük blok taşlarla örülmüş olan kalenin kuzeyinde, sığınak olarak kullanıldığı düşünülen mağaralar vardır. Kale surları, Roma döneminde onarım görmüştür. Günümüzde piknik ve günübirlik kullanım alanı olarak düzenlenmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığınca onarım çalışmaları devam etmektedir.[11]
- Tirebolu Kalesi Tirebolu ilçe merkezinde, denize doğru uzanmış küçük bir yarımadanın üzerinde yer alır. Kalenin kesin yapım tarihi bilinmemekle beraber M.Ö. 15. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Kalenin içerisinde bazı binalara ait temeller vardır. Bunların başında güney duvarı içerisine oyularak yapılmış bir mescit mihrabı ve bu mescide ait duvar temelleri bulunmaktadır. Kalenin batı tarafında ikinci bir kule gibi yükselen ayrı bir kısım daha vardır. Kale restore edilmiştir.[12]
- Andoz Kalesi Espiye İlçesi girişindeki Yağlıdere Deresi'nin kenarında, denize ve vadiye hakim doğal bir sivri tepe üzerinde yer almaktadır. M.Ö. 1300’lü yıllarda yapıldığı zannedilmektedir. Kaleye ulaşım kuzeyinde bulunan yol ile sağlanır. Etrafı surlarla çevrilidir. Duvarlar yer yer yıkılmıştır. Bazı kısımlarda kuleler mevcuttur. Andoz Kalesi oldukça küçük bir kaledir.
- Şebinkarahisar Kalesi Şebinkarahisar yerleşmesinin güneyinde bozalt bir tepe üzerinde kurulmuş olan kale, şehirden 160 metre daha yüksektedir. İlk görenler bu haliyle kaleyi denizde ada veya gemiye benzetirler. Planı bütünüyle bir yamuğu andırmaktadır. Kalenin kulelerle desteklenen surları sarp kayalara oturtulmuştur. Bu surları bazı kısımlarda daha önce ikinci bir sur kuşağı takviye eder. Surlarda değişik dönemlerin duvar yapım tekniklerini görebilmek mümkündür. Bazı kısımlarda kaya yontularak sur temeli yerleştirilmiştir.[13]
- Eynesil Kalesi Arkeolojik sit alanı ilan edilen ve altında mağaralar bulunan Eynesil Kalesinin restorasyon çalışmaları 2003 yılında yapılmış, Kale denize ve ilçeye hakim bir görüntü sergilemektedir.
- Tirebolu Bedrama Kalesi Tirebolu İlçesine 8 km uzaklıkta yüksek bir tepe üzerinde Harşit Vadisine hakim, çok dar bir yaya yoluyla güney istikametinden çıkılan kale, kayalar üzerine kurulmuş stratejik bir konuma sahiptir.
Kardeş şehirler
- Sagae, Japonya (25 Haziran 1988)
- Şeki, Azerbaycan (12 Mart 2001)[6]
Kaynakça
- ↑ http://www.giresun.gov.tr/IcerikDetay.aspx?IcerikId=35 Giresun Valiliği 11.07.2012 Tarihli Erişim
- ↑ http://www.tuik.gov.tr/VeriBilgi.do?alt_id=39
- ↑ http://tr.wikipedia.org/wiki/Giresun 13.07.2012 Tarihli Erişim
- ↑ 4,0 4,1 4,2 4,3 4,4 4,5 http://www.giresun.gov.tr/IcerikDetay.aspx?IcerikId=32 Giresun Valiliği 31.07.2012 Tarihli Erişim
- ↑ 5,0 5,1 5,2 5,3 5,4 http://www.giresun.gov.tr/IcerikDetay.aspx?IcerikId=35 31.07.2012 Tarihli Erişim
- ↑ http://www.giresun.gov.tr/IcerikDetay.aspx?IcerikId=36 Egtim 31.07.2012 Tarihli Erişim
- ↑ http://www.giresun.gov.tr/IcerikDetay.aspx?IcerikId=37
- ↑ 8,0 8,1 8,2 http://www.giresun.gov.tr/IcerikDetay.aspx?IcerikId=38 14.07.2012 Tarihli Erişim
- ↑ http://www.giresunkulturturizm.gov.tr/belge/1-57646/giresun-adasi.html 15.07.2012 Tarihli Erişim
- ↑ "Kaynak veri". 15.07.2012 tarihinde erişilmiştir.
- ↑ "Giresun Kalesi". 15.07.2012 tarihinde erişilmiştir.
- ↑ "giresunkulturturizm". 15.07.2012 tarihinde erişilmiştir.
- ↑ "Şebinkarahisar Kalesi giresunkulturturizm kaynak veri". 15.07.2012 tarihinde erişilmiştir.