Bilecik

Bilgibank, Hoşgeldiniz
(Bilecik (il) sayfasından yönlendirildi)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Bilecik ilinin merkezi olan ilçedir. Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nin Güney Marmara Bölümü'nde yer Almaktadır.

Bilecik Resimleri
Bilecik Uzaktan Kentin Görünümü
Şehir Merkezinden Görünüm
Osmanlı Dönemi Tarihi Evler Bilecik
Tarihi Evleri
Belekoma Kalesi
Ertuğrulgazi Türbesi
Bala Hatun (Malhatun) Türbesi
Kaymakam Çeşmesi Söğüt İlçesi 1919
Kumral Abdal Türbesi
Köprülü Mehmet Paşa Kervansarayı
Mihal Gazi Türbesi
Şeyh Edebalı Türbesi
Mihalbey Hani
Orhangazi Camii
Saat Kulesi
Ertuğrulgazi Türbesi
Metristepe Zafer Anıtı
Panaromik Görünüm
Sakarya Nehri
Bilecik - Bozüyük Yolu

Tarihçe

Tarih Öncesinde Bilecik

Bilecik’te ilk yerleşim MÖ 3000’den öncelere rastlamaktadır. Anadolu’da Tunç Çağına geçiş sürecinde önemli bir yeri olan Bilecik’ten MÖ 3000’lerde tunç yapımı için kalay çıkarıldığı bilinmektedir.İlin bilinen en eski isimleri Agrilion ve Agrillum’dur.

Daha sonraki dönemlerde Bilecik Bizans İmparatorluğu sınırları içine giren bir yerleşim yeri olmuştur. Doğu Roma (Bizans) döneminde şehir Belekoma ismiyle anılıyordu. Bilecik o zaman, şimdiki Bilecik’in doğusunda, Hamsu ve Tabakhane derelerinin oluşturduğu vadiler arasındaki bir kaya çıkıntısı üzerine inşa edilen kale çevresinde kurulmuştu.

Antik Çağ

Antik Çağ’ da Bilecik’le ilgili özel bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle kentin bu çağdaki hayatı, tarih kaynaklarında Bilecik’i de içine alan Bitinya (Bithynia) bölgesinin genel tarihi içinde gösterilmektedir.Bitinya bölgesinin bilinen tarihi MÖ 1950’lerde burada yaşayan Trakya kavimlerinden Thynler’le başlar.

Bölge Thynler’den sonra kronolojik sıra ile :

  • MÖ 1550-1400 Mısırlılar Dönemi
  • 1400-1200 Hititler Dönemi
  • 1200-676 Frigler Dönemi
  • 676-595 Kimmerler Dönemi
  • 595-546 Lidyalılar Dönemi
  • 546-334 Persler Dönemi
  • 334-326 Makedonyalılar Dönemi
  • 326-297 Özgürlük dönemi
  • 297-74 Bitinya Krallığı Dönemi
  • 74-395 Roma İmparatorluğu Dönemi
  • 395-1299 Bizans Dönemi
  • 673-678 ve 714-718 döneminde bölge Emevi ve Abbasi hakimiyeti dönemi

Bizans Dönemi

Roma İmparatorluğu[1] MS 395 yılında ikiye ayrılınca, Bitinya Bölgesi ve Bilecik Doğu Roma (Bizans) imparatorluğu sınırları içinde kaldı. Bizans döneminde Belekoma Kalesi Bilecik’te inşa edilmiştir. Bizans döneminde Bilecik bir Tekfurluk idi. Abbasi Halifesi Harun Reşid döneminde (797 yılında), Bitinya bölgesinin diğer şehirleri gibi Bilecik ve Söğüt civarı da fethedilerek Abbasi idaresine sokulmuştur. Çevresi kale ile korunan Belekoma kenti tarih içinde Bizanslılar-Emeviler ve Bizanslılar-Abbasiler arasında birkaç kez el değiştirmiştir.

Selçuklular Dönemi

Selçukluların bir boyu olan Kayıların bir bölümü (400 çadırlık bir oba) Ertuğrul Bey yönetiminde batıya doğru yer değiştirerek Söğüt ilçesi ve çevresine gelmişlerdir.Osmanlı vaka-i namelerinde Kayıların Söğüt ve çevresine yerleşme tarihi olarak 1230’lu yıllar gösterilmektedir. 1231 yılında İznik İmparatoru Selçuklu sınırına tecavüz edince Selçuklu Sultanı I. Aleaddin Keykubat Bizanslılara karşı bir sefer düzenlemiş, Ertuğrul Bey de bu sefere bir akıncı olarak katılmıştı. Selçuklu ve Bizans orduları arasında Sultanönü mevkiinde meydana gelen savaşın sonucunda Bizans ordusu yenilmiş, Karacadağ ve Söğüt dolayları Büyük Selçuklu Devleti’nin eline geçmişti. I. Aleaddin Keykubat Belekoma (Bilecik) Tekfurunu vergiye bağladı. Savaşta büyük yararlıklar gösteren Ertuğrul Bey’e Söğüt’ü mülk, Domaniç’i de yaylak olarak verdi. Yine Osmanlı kaynaklarına göreErtuğrul Bey 1281 yılında ölmüştür. Türbesi Söğüt ilçemizde bulunmakta ve her yıl Söğüt’te düzenlenen Ertuğrul Gazi Şenlikleri ile anılmaktadır.Ertuğrul Bey, Kayı Türklerinin değerli önderidir. Kayı boyu ise Osmanlı Devletinin nüvesi, kurucusudur. Böylece Söğüt ve dolaylarında kök salan 400 çadırlık uçbeyliğinden bir Devlet doğmuştur.

Osmanlılar Dönemi

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra Kayıların başına Osman Bey geçti. Osman Bey ve silah arkadaşları Bizans’a karşı savaşıyor ve bu savaşlarda sürekli başarı kazanıyorlardı. Kayıların bu başarılarında Şeyh Edebali’nin büyük rolü olmuştu. Şeyh Edebali Ahi idi. Ahilik; tarım dahil bütün zanaat dallarında halkı, çalışanları teşvik eden, herkesi kardeş bilen, çalışanlara her türlü yardım elini uzatan örnek bir örgüt anlayışı idi ve Fakih Şeyh Edebali Kayı Ahilerinin önderi idi. Şeyh Edebali o sıralar Eskişehir ili sınırları içindeki İtburnu Köyünde oturuyordu. Daha sonra medresesini Söğüt ve son olarak da Bilecik’e taşımıştır.

Osman Bey 1286 yılında İnegöl yakınındaki Hisarcık kalesini Bizanslılardan zaptetti. 1287 yılında İnegöl Tekfuru’nu Domaniç yakınındaki İkizce’de (Erice) yenilgiye uğrattı.

Osman Bey ve silah arkadaşlarının Bizans Tekfurları ile olan savaşlarını izleyen Selçuklu Sultanı III. Alaeddin Keykubat büyük bir ordu ile Karacahisar önlerine geldi. Osman Bey’in kuvvetleriyle birleşerek Bizans elindeki bu kaleyi kuşattı. Kuşatma sürerken Selçuklu Sultanı geri döndü. Osman Bey’e bir sancak, tuğ alem ve gümüş takımlı bir at göndererek Söğüt ve Eskişehir’i de içine alan bu sancağı Osman Bey’e verdi. Karacahisar’daki Rum kilisesini camiye çeviren Osman Bey ilk kez kendi adına hutbe okuttu(1289). Bu olaylar Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun ilk işaretleri olarak nitelendirilmektedir.

O sıralarda Bilecik henüz Türkler tarafından fethedilmemişti. Bizanslılara ait bir kentti. Bilecik (Belekoma) ve Yarhisar tekfurları vergiye bağlanmıştı. Osman Bey 1299 yılı yaz başında Belekoma kalesini ve peşinden Yarhisar kalesini fethetti. Bilecik, Yıldırım Bayezid dönemine kadar Osmanlı yönetiminde kalmış, ancak, 1402 yılında Ankara meydan savaşında Bayezid’in Timur’a yenilmesi sonucunda 2 ay kadar Timur’un hakimiyetine geçmiş ve Çelebi Sultan Mehmet tarafından geri alınmıştır.

Bu tarihten sonra, Osmanlı yönetimi sırasında Bilecik giderek gelişmiş, ancak, şehrin kurulu bulunduğu alanın iskân için uygun olmaması daha hızlı gelişmesini engellemiştir. Bununla birlikte Bilecik Bursa ve İznik’ten Eskişehir’e ve Anadolu içlerine giden yol üzerinde önemli bir konaklama ve dinlenme yeri olarak önemini korumuştur.

Bilecik Trakya ve Marmara bölgelerini İç, Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgeleriyle Ön Asya’ya bağlayan İstanbul-Bağdat demiryolu kenarında kurulmuştur. Roma ve Bizanslılar zamanında kent merkezinin küçük bir yer olduğu sanılmaktadır. Türklerin eline geçtikten sonra önem kazanmıştır. Osman Gazi’nin fethettiği ilk önemli kale olması ve Şeyh Edebali Türbesi’nin burada bulunması, şehre olan ilgiyi artırmıştır.

Önceleri kale çevresinde yerleşik kent daha sonra Şeyh Edebali Türbesi, Orhan Gazi camii ve yakınındaki medreseye doğru büyümeye başlamıştır. Şehir Türk hakimiyetine geçtikten sonra, önceleri Türkler ve Rumlar ayrı mahallelerde oturmuşlardır. Örneğin, Türkler daha çok Osman Gazi, Orhan Gazi ve Aşağı Camiler çevresine yerleşmiş, Rumlar ise bugünkü Bilecik merkezinin bulunduğu bölgede yoğunlaşmışlardı. Zamanla toplumlar arası sosyal ve ekonomik ilişkiler kurulmuş, iki toplumun ayrı mahallelerde oturması eğilimi ortadan kalkmış, devlet yapıları Yukarı Mahalleye yapılmaya başlanmış ve kent bugünkü yerleşim yerine doğru gelişmiştir.[1]

Kurtuluş Savaşı'nda Bilecik

İstiklal Savaşında[2] TBMM hükümeti ile İstanbul hükümeti arasında ortaya çıkan anlaşmazlıkları gidermek amacı ile İstanbul’daki Tevfik Paşa hükümeti adına İçişleri Bakanı Ahmet İzzet Paşa, Ankara Hükümeti ile bir görüşme yapmak istedi. Görüşmenin Bilecik İstasyonu binasında yapılması kararlaştırıldı.TBMM hükümeti ile İstanbul hükümeti heyetleri 5 Aralık 1920 günü Bilecik İstasyon binasında bir araya geldiler. İstanbul Heyeti Ahmet İzzet Paşa, Salih Paşa,Tarım Bakanı Kazım Bey, Hukuk Danışmanı Münir Bey ve Hoca Fatih Efendi’den oluşmuştu. Ankara heyetine ise Mustafa Kemal Paşa başkanlık etmişti. Heyete İsmet İnönü'de katılmıştı. Bilecik görüşmelerinde olumlu ve somut bir sonuç elde edilememiştir.Yunan Ordusu 6 Ocak 1921 günü Bursa ve Uşak dolaylarından saldırıya geçti. 8 Ocak 1921 Bilecik hattına kadar geldi. Böylece Bilecik işgal edilmiş oldu.

Cumhuriyet döneminde Bilecik

Bilecik Kurtuluş Savaşından çok büyük yaralar alarak çıkmış, savaşın getirdiği sosyal ve ekonomik çöküntü nedeniyle Cumhuriyet dönemine çok güçsüz başlamıştır.Bilecik Halkı Kurtuluş Savaşına tüm varlığı ile katılmış, gerek kuvvayi milliye kuvvetlerine ve gerekse düzenli ordularımıza onbinlerce evladını çekinmeden şehit olması dileği ile vermiştir.1920’lerde 12.000 olduğu tahmin edilen şehir nüfusu, Kurtuluş savaşından sonra 4.000’e kadar inmiştir.Savaştan önce Bilecik bölgenin en önemli ipek endüstrisi merkezine sahiptii. Şehirde çok sayıda ipekçilik tesisi ve ipek kadife üreten fabrikalar bulunuyordu fakat, Yunanlıların çıkardığı yangınlarda bu fabrika ve tesislerin tümü yandı.Cumhuriyetimizin ilk yıllarında ise Bilecik Merkezin nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Rumlar ve Ermeniler Lozan Mübadelesiyle Yunanistana gönderilmiş oradan gelen Müslüman Muhacirler ise Bileciğin çeşitli yerlerine yerleştirilmişlerdir.(Lozan Mübadelesi 1924-1928)[2]

Nüfus

Yıllar Nufus Grafik
  • 1927
  • 1935
  • 1940
  • 1945
  • 1950
  • 1955
  • 1960
  • 1965
  • 1970
  • 1975
  • 1980
  • 1985
  • 1990
  • 2000
  • 2007
  • 2008
  • 2009
  • 2010
  • 2011
  • 114043
  • 125421
  • 127977
  • 136053
  • 137030
  • 139233
  • 145699
  • 139041
  • 138856
  • 137120
  • 147001
  • 160909
  • 175526
  • 194326
  • 203777
  • 193169
  • 202061
  • 225381
  • 203849

Bilecik-Nufus-Artışı.svg
Kaynak:Türkiye İstatistik Kurumu 2011 Verileri[3]

İlçe Adı Nüfus Yoğunluğu (Kişi/Km²) Yüzölçümü (Km²) Toplam Nüfus Şehir Nüfusu Köy Nüfusu
Merkez İlçe 78 841 65459 49671 15788
Bozüyük 80 849 67524 59048 8476
Gölpazarı 19 592 11504 7098 4406
İnhisar 9 341 2946 988 1958
Osmaneli 42 510 21299 14285 7014
Pazaryeri 35 326 11383 6755 4628
Söğüt 38 530 20280 14124 6156
Yenipazar 11 313 3454 1048 2406
Toplam 47 4302 203849 153017 50832
Kaynak:Bilecik İli Kırsal-Kentsel Nüfus ve Yoğunluğu (2011) [4]

Çoğrafya

Bilecik Marmara Bölgesinin güneydoğusunda Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Ege Bölgelerinin kesim noktaları üzerindedir. 39° ve 40° 31’ kuzey enlemleri ile 29° 43’ ve 30° 41’ doğu boylamları arasında bulunmaktadır. Doğudan Bolu ve Eskişehir güneyden Kütahya, batıdan Bursa, kuzeyden Sakarya illeri ile çevrilidir.Bilecik 4321 km²’lik alanı ile Türkiye’nin küçük illerinden biridir. Alan sıralaması bakımın-dan 65. sırada yer almaktadır. Merkez ilçenin yüzölçümü 844 km²’dir[5]

Yeryüzü Şekilleri

Bilecik ili toprakları tepelik alanlar, dik ve derin vadilerle yarılmış aşınım düzlükleridir. Kuzey Anadolu kenar dağları, yani, Karadeniz dağlarının başlangıç merkezi, İç Anadolu platolarının başlangıç yeri, Marmara Bölgesinin ise kıyı ve akarsu çanak tabak ovalarının sona erdiği alanlarının tamamı ilin sınırları içerisindedir.Kuzey Anadolu dağlarının denizden içeriye doğru ikinci serisi olan Köroğlu Dağları ilin topraklarında başladığından arazinin batıdan doğuya doğru birden yükselmesine neden olur. Bu yükselti güneye doğru inildikçe dalgalı bir görünüm alır. Bozüyük Ovası ve Sakarya ırmağı ile kuzey-güney yönünde iki bölüme ayırır.Dağlar bu ırmağın her iki yakasında devam eder. [5]

Bilecik ilinin deniz seviyesinden yüksekliği 500[5] metredir. Güneydoğuya Karasu vadisine gidildikçe yükseklik azalmaktadır. Nitekim bu vadide kurulu İstasyon Mahallesinin denizden yüksekliği 200 metreye kadar iner.Dağlar il topraklarının % 32’sine yakın bir bölümünü kaplar. Bu yükseltiler daha çok tepe görünümündedir. İlin en yüksek noktası Bozüyük ilçesinin batı ve güneybatısında yer alan yükseltiler üzerindeki Kala Dağı’dır (1906 m).Diğer önemli yükseltiler Yirce Dağı (1790 ), Metristepe (1300 m), Göldağı (1284 m), Kızılcaviran (1250 m), Osmaniye (1210 m), Ahi Dağı (1100 m), Dokuz Öküz Tepesi (1150 m), Ballıkaya (1050 m), Kızıltepe (990 m), Avdan Dağları (926 m), Paşa Dağları (922 m), Kurudağ (805 m)’dır.

Genellikle Sakarya Irmağı boyunca uzanan çok geniş olmayan düzlükler şeklinde ovalar il topraklarının % 7’lik bir bölümünü kaplar. Ovalar akarsuların dar ve derin vadilerden akarken parçaladıkları arazilerden taşıdıkları verimli alüvyonları son bölgelerinde biriktirmelerinden oluşan ovalarıdır.Bozüyük, Gölpazarı, Osmaneli ve Pazaryeri Ovaları başlıca düzlük alanlardır. İlde yayla tanımı içerisine sokulabilecek düzlükler çok azdır. Bu tür yeryüzü şekilleri il topraklarının yalnızca % 0,5’ini oluşturmaktadır. İl topraklarının büyük bir bölümü (% 59,9) [5]aşınım düzlükleri durumundadır. Tepelik alanlarda tümsekleşip tipik “V” biçimli vadilerle parçalanan bu düzlükler, il topraklarının engebeli bir görünüm almasına neden olmuştur.İl topraklarındaki vadiler genellikle dik ve derin yarıklar biçimindedir. Bunların en önemlisi Sakarya Vadisidir. Göksu Vadisi, Göynük Vadisi ve Karasu Vadisi de önemli vadilerdir.

Akarsular

  • Sakarya Irmağı Sakarya nehri Bilecik ilinin başlıca akarsuyudur. Bu ırmağa dökülen çay ve dereler ilin öteki su kaynaklarıdır.Sakarya, İnhisar ilçesi yakınlarında Bilecik topraklarına girer; kuzey-güney yönünde akarak ili doğu ve batı olmak üzere iki parçaya böler. Vezirhan’ın kuzeyinde Karasu Deresi, Osmaneli ilçesi yakınlarında da Göksu Çayını alarak kuzeye yönelir.

Taşıdığı su miktarı bakımından Türkiye’nin önemli akarsuları arasında yer alır. Irmağın toplam uzunluğu 824 km’dir. Yaklaşık onda birlik kısmı (80 km)[5] Bilecik sınırları içinde akar. Ortalama debisi 100 m³/sn, ortalama derinliği 1,5 metre, en fazla derinliği ise 5 metre kadardır.

  • Karasu Bozüyük’ten doğar.[5] Bilecik merkez ilçe sınırları içine Karasu Boğazından girer. Bu noktadan 500 metre sonra Vezirhan’da Sakarya Irmağına kavuşur. Debisi düzensizdir. 0,9 m³/sn ile 72,6 m³/sn arasında değişmektedir. Ortalama debi 3,6 m³/sn’dir.Göynük Çayı, Göksu Deresi, Sarısu Deresi ve Hamsu Deresi diğer küçük akarsulardır.

Jeolojik Yapı

Bitki Örtüsü

Yağış yönünden yeterli miktara sahip olan Bilecik ili, yüzölçümünün %47’sinin ormanlık alan olması nedeniyle de orman zenginliği bakımından Türkiye’nin şanslı yörelerinden biridir. İlin orman zenginliği av hayvanları bakımından da zenginleşmesini sağlamıştır. Bin metreye kadar yükseklerde orman örtüsü genellikle meşe, otsu bitkiler ve makilerden oluşmaktadır. 1500 metre sınırına kadar da karaçam, kayın, kızılçam,[5] kestane türündeki yüksek boylu ağaçlar sıralanır. 1500 metreden daha yükseklerde ise köknar cinsinden ağaçlar vardır.

Yerel Mimari

Bilecik’te yapılmış eski evler birbirinin güneşini, havasını ve görünüşünü kesmeyecek biçimde yapılmış; kırmızı kiremitli, ahşap tavanlı, genellikle beyaz badanalı ve çatıları birbirine değen evlerden oluşmaktadır. Özellikleri itibariyle iki, üç katli yapılmış olan bu evlerde yakin bir tarihe kadar inşaat malzemesi olarak kerpiç ve ağaç kullanılmaktaydı. Evlerin alt katları hizmet bölümleri, ara katlar asil yasama odaları veya ipek böcekçiliği için ayrılmıştır. Cumbalı yapılar da ahşap ve tas uyumlu olarak kullanılıyordu.İlde[5] özellikle Osmaneli İlçe merkezinde Osmanlı dönemine ait sivil mimarlık örnekleri halen mevcuttur. Daha sonra yapılmış yapıların ise yapı tekniği tamamen ahşap özellik göstermektedir. Her biri zarif görünüşlü motifli süslemelerle bezenmiştir.

İlin sahip olduğu tarihi ve kültürel değerlerin birçoğu Türk Sanat tarihinin ilk dönem Osmanlı mimarlık eserlerinin bulunduğu çağa aittir. Camiler genellikle tas temelden, kare plan üzerine kubbeli, bir kısmı tamamen tastan sade özellikte yapılmıştır. Yine kubbeli özellikte yapılmış hamamlar ise soğuktan sıcağa doğru ilerleyen bölümler halindedir.Türbelerin inşasında kesme taslar kullanıldığı gibi tuğla da kullanılmış ve üzeri kubbe ile örtülmüştür. Kesme tas ve tuğlanın da kullanılarak yapıldığı kervansaraylar ise dikdörtgen plana sahip ve kapı üzerleri kemerlidir.

Ayrıca; köprüler tastan yapılmış, çeşmeler neo-klasik yapıda, surlar Roma ve Bizans dönemine ait özellikte, kilise antik ve Bizans sanatları karışımı üslupta yapılmıştır.

Turizm

Söğüt Ertugrulgazi Müzesi

Müze Söğüt İlçe Merkezinde Eski Türk[5] evi mimarisiyle restore edilerek 2001 yılında hizmete açılan Müze’de Söğüt ve civarı ile yakin çevrede yasayan Yörüklere ait etnografik eserler ve eşyalar sergilenmektedir.Müze’de sancak, eski giyim ve kuşamlar, el dokuması kilim ve halılar, silahlar, ölçü ve tartı aletleri, peşkir ve para keseleri; Arkeolojik eserler (Roma, Bizans, Osmanlı dönemlerine ait sikkeler, Roma dönemine ait toprak kaplar) mevcuttur.

Şeyh Edebalı Türbesi

Osmanlı Devleti’nin “Manevi Lideri”[5] olarak bilinen Edebalı, 1328 yılında 120 yasında vefat etmiştir. Edebalı’nın bazı uyarı ve sözleri şunlardır:

“Toprağa bağlanınız. Suyu israf etmeyiniz. Veriniz; elleriniz yumuk kalmasın. İlim sahiplerini koruyunuz. Ağaç dikiniz...”

Türbe, Orhan Gazi tarafından, Eski Bilecik şehrinin kurulduğu vadinin sırtında küçük bir tepe üstüne yaptırılmıştır. Eskiden kubbeli olan fakat Yunanlıların yaptıkları saldırılarla tahrip edilen türbenin üzerine kiremit çatı örtülmüştür. Bir salon ve iki ayrı odadan ibaret olan türbede, büyük oda mihraplı bir mescit, diğer yandaki oda ise sohbet hane ve misafirhane olarak kullanılmaktaydı.Şeyh Edebalı ve yakınlarının bulunduğu kısımda, tavanı kubbeli bölüm dikdörtgen biçiminde olup burada yedi büyük, dört küçük sanduka bulunmaktadır.

Ertuğrulgazi Türbesi

Ertuğrul Bey, Kayı Boyu Türklerinin değerli önderi;[5] Kayı boyu ise Osmanlı Devleti’nin nüvesi, çekirdeği olmuştur. Onun önderliğinde Söğüt ve dolaylarında kök salan cesur ve mert savaşçıların oluşturduğu 400 çadırlık uç beyliğinden bir devlet doğmuştur. Türbenin yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, ilk olarak Osman Gazi tarafından açık mezar olarak yapılmış, daha sonra Çelebi Mehmet tarafından türbe haline getirilmiştir. Çevresi geniş duvarlarla çevrili, ağaçlandırılmış bir bahçe içerisinde yer alan türbe en son 1886–1887 tarihlerinde II. Abdülhamit tarafından onarılmıştır. Türbenin bahçesinde; Ertugrulgazi’nin karisi Halime Hatun, Osman Bey’in geçici kabri, Ertugrulgazi’nin kardeşi Dündar Bey, oğlu Savcı, Osman ve Orhan Beylerdin silah ve sır arkadaşları olan Akçakoca, Konur Alp, Aykut Alp, Turgut Alp, Samsa Çavuş, Karamürsel, Abdurrahman Gazi ve Emin Ali’nin kabirleri bulunmaktadır.

Dursun Fakih Türbesi

Dursun Fakih Şeyh Edebalı’nın damadı, Osman Gazinin bacanağı olup, ilk hutbeyi okumuştur. Tefsir, hadis ve fıkıh bilimlerinde eğitim almış o dönemin bir ilim adamı, hukukçu olarak Osmanlı Devletinin kurulmasında hizmet etmiştir. Türbe Söğüt İlçesi Küre Beldesinde bir tepe üzerindedir.

Kumral Abdal Türbesi

Osmanlı Devletinin kuruluş döneminde önemli bir yere sahip dervişlerden biri olan Kumral Abdal, Ertuğrul Gazi’nin sancaktarı, Edebalı’nın mürididir. Osman Gazi’nin rüyasında göğsünden çıkan ulu çınar ağacının Şeyh Edebalı tarafından “Kurulacak büyük bir devletin” müjdesi olarak yorumlanmasının ilk tanığıdır. Türbesi Bozüyük’te 2 km. uzaklıkta, Kovalıca yolu üzerindedir.

Mihal Gazi Türbesi

Bizans’ın Harmankaya Tekfurudur. Osman Bey’e yönelik bir suikastı haber verdiği için tarihimizde özel bir yeri vardır. Gördüğü rüya üzerine Müslüman olmuş ve aldığı Abdullah adıyla Osmanlı Ordularında akıncılık yapmıştır. Türbesi İnhisar İlçesi Harmanköy’dedir.

Bala Hatun (Malhatun) Türbesi

Şeyh Edebalı Türbesinin bitişiğinde, külliyenin en doğrusunda, yine bir kaya üzerinde yer almaktadır. Şeyh Edebalı’nın kızı Osman Gazinin esidir. Dört köseli, kubbeli küçük bir yapıdır. Kubbe eteğinde iki pencere vardır. Osmanlı türbe mimarisi özelliklerini gösteren yapının öbür türbeyle yüksekliği birkaç basamakla giderilmiştir.

Orhangazi Camii

Orhan Gazi tarafından yaptırılan cami, Edebalı Türbesine 50 m. uzaklıktadır. En ilginç yani, minareler camiye bitişik olurken, burada ise asil minaresi ana binadan 30 m. Uzakta bir kayanın üzerine inşa edilmiştir. II. Abdülhamid zamanında önemli bir onarım görmüştür. Orhan Gazi Camii Osmanlı Devri Türk mimari sanatının Dini mimari alanında ilk kubbeli yapı denemesinin örneğidir. Kubbe üzeri restorasyon sırasında kursunla kaplandığı için Kurşunlu Camii adıyla bilinir. Diger Camiler

  1. Osmangazi Camii
  2. Ertugrulgazi Mescidi
  3. Köprülü Mehmet Paşa Camii
  4. Hamidiye Camii
  5. Rüstem Paşa Camii
  6. Kasım Paşa Camii ve Külliyesi
  7. Çelebi Mehmet Camii
  8. Karamustafa Paşa Camii

Metristepe Zafer Anıtı

Kurtuluş Savaşında en çetin mücadelelerinin yapıldığı ve önemli dönüm noktalarından olan İnönü Savaşlarının kazanıldığı ve büyük önder Atatürk’ün ifadesiyle “Milletin makûs talihinin yenildiği yer” olan Bozüyük Metris tepe’de şehitlerimizin yüce anılarını yaşatmak amacıyla yapılan Metris tepe Anıtı o muhteşem görünüşüyle Türk’ün yenilmezliğini simgelemektedir.

Bu muhteşem anıtın bulunduğu Metris tepe’de, her yıl 1 Nisan’da anma törenleri düzenlenir. Betonarme olarak 24 metre yüksekliğinde yapılan anıt üzerinde rölyefler, savaşa katılan birlikler ve komutanlarıyla ilgili bilgiler bulunur. Metris tepe’nin tarihsel önemi dikkate alınarak Valilikçe 2001 yılında anıt ve çevresinde yeniden restorasyon çalışmaları yapılmıştır. Anıtın yan tarafında, savaşlarda görev alan üst düzey komutanların fotoğraflarının yer aldığı 2 adet dikdörtgen anıt ile dört bir tarafına ve anıttan ayrı İnönü Savaşları ve tarihi telgrafları içeren dört adet rölyef, anıtın ön tarafına da iki ayrı kaide üzerinde heykeller yapılmış, çevresinde siperler kazılmıştır.Kazanılan zaferlerle Türkiye Cumhuriyetinin kurulması yolundaki tüm engellerin yıkılmış ve büyük önder Atatürk’ün Bati Cephesi Komutanı Albay İsmet İnönü’ye gönderdiği kutlama telgrafında yer alan “... Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz...” sözleriyle tescil edilmiştir.

Mihalbey Hani ( Tashan )

Gölpazarı İlçe merkezindeki han ilk dönem Osmanlı Mimarisinin yapısal örneklerini taşır. Kemerli giriş kapısının üzerindeki kitabeden, han’ın 1318 yılında Mihalbey tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Dikdörtgen planlı iri taslarla yapılmış han’ın duvarları ve üzeri tuğla malzemeyle tonoz örtülüdür.

Köprülü Mehmet Paşa Kervansarayı

Bilecik Adapazarı karayolu üzerinde Vezirhan Beldesindedir.. 17.yüzyıl baslarında sadrazam Köprülü Mehmet Pasa tarafından yaptırmıştır. 1665 yılında yapıldığı sanılmaktadır. Tipik bir han olmakla beraber, bir kervansaray örneğidir. Uzunca dikdörtgen planında olan kervansaray üç bölümden oluşmaktadır. Arabaların çekildiği orta bölüm, kervansarayın ana yapısı olan yan bölümlerden daha küçüktür. Kervansarayda konaklayanların oturmaları için yapılmış olanlardan bugün hiçbir iz kalmamıştır. 1915’te sağlam olduğu bilinen çatı bu tarihte çökmüş, günümüzde yıkıntı dört duvar durumundadır.

Kilise Kalıntısı

Osmaneli İlçe merkezinde, üç nofli, haç planlı kubbeli bazilika tarzında bir yapıdır. Yalnız iç nar taksi vardır. Ortadaki küçük kubbesi ve çatı örtüsü yıkılmıştır. Kubbe dışında kalan çatı örtüsünün dâhilde tonozla örtülü olduğu anlaşılmaktadır. Ön cephenin iki kösesinde birer çan kulesi yükselmektedir. Bina günal üslubu itibariyle ortaçağ roman kiliselerinin XIX. yy. sonlarına doğru yapılmış bir taklididir.

Kaymakam Çeşmesi

Söğüt İlçesinde, 1919 yılında Kaymakam Sait Bey tarafından yaptırılmış Neo-Klasik us-luptaki çeşme, Osmanlı Mimarlık Sanatının son örneklerindendir. Çeşmenin üç kenarının ortalarında dilimli vazo biçiminde yalakları, iki yanında kabartma yaldız, motifleri bulunmaktadır. Yüzeyler sivri kemerler Nis durumunda olup, nişin içi ve üstü renkli çinilerle kaplıdır. Çeşme dört cepheli olup, Kütahya çinileri ve mermerden yapılmıştır.

Belekoma Kalesi

Günümüzde tahrip edilmiş temellerine rastlanan ve Eski Bilecik şehrinin etrafında kurulup geliştiği kale, Karasu Havzasının Hamsu Vadisinin en dik ve sarp kayasının üzerine kurulmuştur. Günümüzde bedenlerinden eser kalmayan kalenin, kayaların bos yerlerini dolduran temel parçaları doğu yüzünde görülmektedir. İki kısım olduğu ileri sürülen kalenin şato biçimindeki kisminda Tekfur, halk arasinda kral kizinin mezari olarak adlandirilan ikinci kısmında ise Tekfur ailesi ve diğer kadınlar bulunurdu.

Saat Kulesi

Bilecik Merkezinde İpekyolu üzerinde seyahat edenlere zamanı bildirmek amacıyla dört cepheli, saat göstergeli olarak, 1907 yılında II. Abdülhamit zamanında yapılan saat kulesi, ana bölüm olarak tas ve ağaç gövdeyle, külah kısmından ibarettir.


İklim

ilecik ilinin geçit bölgesinde bulunması[5], su kaynakları ve farklılık gösteren topografyasına paralel olarak 3 farklı iklim tipi görülür. Genel olarak Merkez, Gölpazarı, Osmaneli ve Söğüt İlçelerinde Marmara Bölgesi; Bozüyük, Pazaryeri ve Yenipazar ilçelerinde ise İç Anadolu Bölgesi iklimleri geçerlidir. Ayrıca Gölpazarı, Osmaneli ve Söğüt ilçelerinin Sakarya Irmağı kıyı şeridinde mikro-klima iklim bölgeleri görülmektedir.Bilecik İlinde yıllık yağış toplamı 450 kg/m² dolayındadır. Yağış en çok ocak ve mayıs aylarında düşmektedir. Bulutluluk durumu açısından 92 gün açık, 96 gün kapalı ve 177 gün bulutlu geçmektedir.

Bilecik
Ay Oca Şub Mar Nis May Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Ara Yıl
Ortalama yükseklik °C (°F) 5.9
(42.6)
7.5
(45.5)
11.6
(52.9)
17.0
(62.6)
22.0
(71.6)
26.0
(78.8)
28.5
(83.3)
28.7
(83.7)
24.8
(76.6)
19.3
(66.7)
13.0
(55.4)
7.7
(45.9)
17.7
(63.8)
Ortalama düşük °C (°F) −0.2
(31.6)
0.2
(32.4)
2.6
(36.7)
6.8
(44.2)
10.7
(51.3)
14.2
(57.6)
16.3
(61.3)
16.5
(61.7)
13.1
(55.6)
9.6
(49.3)
5.2
(41.4)
1.9
(35.4)
8.1
(46.5)
Ortalama yağış mm (inches) 50.5
(1.99)
39.5
(1.56)
43.3
(1.70)
42.3
(1.67)
42.9
(1.69)
35.3
(1.39)
19.3
(0.76)
10.6
(0.42)
22.0
(0.87)
47.5
(1.87)
43.0
(1.69)
55.4
(2.18)
451.6
(17.79)
Ortalama yağmurlu günler 13.8 13.1 12.5 11.3 10.1 7.6 4.6 3.7 5.3 8.8 10.6 13.5 114.9
Ortalama aylık güneş ışığı saatleri 102.3 106.4 151.9 183 254.2 294 322.4 310 249 179.8 126 93 2.372
Source: Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü [6]

Eğitim

Bilecik İlinde 13 adet ilköğretim, 8 adet lise ve 1 adet üniversite bulunmaktadır.

İlköğretim Okulları Liseler Üniversiteler
  1. Atatürk İlköğretim Okulu
  2. Bilecik Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğt.Mr
  3. Bilecik İlköğretim Okulu ve İş Okulu
  4. Cumhuriyet İlköğretim Okulu
  5. Edebali İlköğretim Okulu
  6. Ertuğrulgazi İlköğretim Okulu
  7. Kozabirlik İlköğretim Okulu
  8. Malhatun İlköğretim Okulu
  9. Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu
  10. Osmangazi İlköğretim Okulu
  11. Soğuksu Ali Ateş İlköğretim Okulu
  12. TOKİ İlköğretim Okulu
  13. 700.Yıl İlköğretim Okulu
  1. Bilecik Anadolu İmamhatip ve İmamhatip Lisesi
  2. Bilecik Anadolu Lisesi
  3. Bilecik Anadolu Öğretmen Lisesi
  4. Bilecik Anadolu Ticaret ve Ticaret Meslek Lisesi
  5. Bilecik Endüstri Meslek ve Teknik Lise
  6. Bilecik Ertuğrulgazi Lisesi
  7. Bilecik Meslek Lisesi
  8. Refik Aslan Öztürk Fen Lisesi



Kaynakça

  1. 1,0 1,1 http://www.bilecik.gov.tr/default_B1.aspx?content=224 Erişim:24.05.2012 Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Bilecik Valiliği" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış
  2. 2,0 2,1 http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilecik Erişim:24.05.2012 Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Wikipedia" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış
  3. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_turkiye_ilce_koy_sehir.RDF&p_il1=11&p_kod=1&p_yil=2011&p_dil=1&desformat=html
  4. http://www.bilecik.gov.tr/default_B1.aspx?content=217 Erişim Tarihi:24.05.2012
  5. 5,00 5,01 5,02 5,03 5,04 5,05 5,06 5,07 5,08 5,09 5,10 5,11 http://www.bilecik.gov.tr/default_B1.aspx?content=222 Erişim:24.05.2012 Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Coğrafya" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Coğrafya" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Coğrafya" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Coğrafya" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Coğrafya" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Coğrafya" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Coğrafya" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Coğrafya" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Coğrafya" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Coğrafya" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Coğrafya" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış
  6. http://www.dmi.gov.tr/veridegerlendirme/il-ve-ilceler-istatistik.aspx?m=BILECIK
"Bilgibank.tk" adresinden alınmıştır.